Ana içeriğe atla

Sezonun En İyi 50 Filmi

2012 yılı sinema sezonunun sonuna gelmiş bulunuyoruz. Oscar Ödülleri ile birlikte biten bu sezon, geçtiğimiz yıla göre daha dolu ve daha iyi filmlerin yer aldığı bir seçkiyle karşımızdaydı. İzlediğim 170 film arasından en iyi olduğuna inandığım 50 tanesini aşağıda sıralarken listeye son anda giremeyen 10 filmi ve en kötü 10 filmi de yazdım. Sezonun en iyilerini ise çeşitli kategorilerde 3. Altın Burtakal Sinema Ödülleri'nde seçmiştim. Bu liste sene boyunca filmlere verdiğim puanlardan bağımsız olmakla birlikte genel anlamda beğenilmese bile benim zevkime hitap eden filmleri ve benim gösterişli bulmadığım fakat sinemaya hizmet eden önemli filmleri de içeriyor. Şimdi o filmleri sıralamanın vaktidir diyerek 50'den geriye sayıyoruz efendim:

50. Oslo, August 31st
Yönetmen: Joachim Trier


49. Cosmopolis
Yönetmen: David Cronenberg


48. Be Omid e Didar (Goodbye)
Yönetmen: Muhammed Resulof


Yönetmen: Olivier Nakache, Eric Toledano


46. Anna Karenina
Yönetmen: Joe Wright


45. Skyfall
Yönetmen: Sam Mendes


44. Cut
Yönetmen: Amir Naderi


43. Looper
Yönetmen: Rian Johnson


Yönetmen: William Friedkin



Yönetmen: Christian Mungiu


Yönetmen: Stephen Chbosky


Yönetmen: Emin Alper


38. Elena
Yönetmen: Andrei Zvyaginstev


Yönetmen: Ken Loach



Yönetmen: Craig Zobel


Yönetmen: Oliver Hermanus


Yönetmen: Karl Markovics


Yönetmen: Terence Davies


Yönetmen: Andrew Dominik


Yönetmen: Joseph Cedar


30. A torinoi lo (The Turin Horse)
Yönetmen: Bella Tarr


Yönetmen: Bart Layton


Yönetmen: Quentin Tarantino


27. Cesare deve morire (Caesar Must Die)
Yönetmen: Paolo Taviani, Vittorio Taviani


Yönetmen: Nadine Labaki


Yönetmen: Marjane Satrapi, Vincent Paronnaud


Yönetmen: Bruno Romy, Dominique Abel, Fiona Gordon


Yönetmen: Jean-Marc Vallée


Yönetmen: Nanni Moretti


Yönetmen: Agnieszka Holland


Yönetmen: Philippe Falardeau


Yönetmen: Julia Loktev


Yönetmen: Mikkel Munch-Fals


Yönetmen: Jean-François Laguionie


Yönetmen: Benh Zeitlin


15. Bir Zamanlar Anadolu'da
Yönetmen: Nuri Bilge Ceylan


14. Tabu
Yönetmen: Miguel Gomes


13. Barbara
Yönetmen: Christian Petzold


12. Lincoln
Yönetmen: Steven Spielberg



Yönetmen: Kirby Dick


10. Weekend
Yönetmen: Andrew Haigh


9. Moonrise Kingdom
Yönetmen: Wes Anderson


Yönetmen: Cafer Penahi


7. Faust
Yönetmen: Aleksandr Sokurov


Yönetmen: Pablo Berger


Yönetmen: Benedek Fliegauf


Yönetmen: Slava Ross


3. Holy Motors
Yönetmen: Leos Carax


Yönetmen: Paul Thomas Anderson


1. Amour
Yönetmen: Michael Haneke


Son anda listeye girmeyi kaçıranlar:
(Alfabetik sırayla)

Die Wand

Bunlar da izlediğim filmler arasında en kötü diyebileceğim 10 film:

10. The Grey
7. Cloud Atlas
5. Yurt
4. Gone
3. Battleship
2. Simurg
1. Can

Yorumlar

Adsız dedi ki…
eurovision yorumların için takip ediyordum sayfanı tekrar başlamayacak mısın

Bu blogdaki popüler yayınlar

BAFTA Kazananları

İngilizlerin Oscar’ı olarak kabul edilen BAFTA Ödülleri sahiplerini buldu. Aday listesindeki bir takım yanlışlıklardan öngörüde bulunmamızı istiyor olmalılardı ki ödül töreninde açıklanan kazananlardan bazılarına anlam veremedik. Oscar’ın da favorisi The Artist’in 7 ödülle süpürdüğü gecede en iyi İngiliz filmi ödülünü Tinker Tailor Soldier Spy kazandı. Senaryosunun nesinin özgün olduğunu bir türlü anlamadığımız (hadi öykünün olmayan özgünlüğünü geçtim, diyalog bile yok filmde) ve Hugo, Tinker Tailor Soldier Spy, War Horse gibi adayların bulunduğu (üstelik The Tree of Life’ın aday bile gösterilmediği) en iyi görüntü yönetimi ödülünü de kucaklayan The Artist’in bu iki kategorideki haksız zaferini yersiz buluyorum. Yine kostüm tasarımında Hugo, Jane Eyre gibi adaylar dururken ödülün The Artist’e gitmesi tek kelimeyle fiyasko olarak nitelendirilebilir. Toplamda 21 kategoride yaptığım tahminlerden ( buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz) 14’ünü doğru tutturmayı başardım. Yanlış ola...

The Master (2012)

Bugüne kadar oturup ciddi bir şekilde düşünmemiş olsam da en sevdiğim yönetmeni sorsalar biraz bekledikten sonra vereceğim yanıt Paul Thomas Anderson olurdu sanırım -en azından sıralayacağım birkaç isimden biri olacağına şüphem yok. Kendisiyle olan tanışıklığım bundan uzun seneler önce Boogie Nights ile olmuştu ve ergenliği keşfetmekle meşgul olduğum vakitlerde sinemanın bir başka yüzünü göstermişti bana. Magnolia, Punch-Drunk Love derken birkaç sene önce There Will Be Blood ile artık üstatlığı sorgulanamaz hale gelen Anderson, son filmi The Master'da da Blood'da yaptığı gibi toplumların da üstünde var olan olguların eleştirisini yapmaya devam ediyor. Bu sefer kapitalizm felsefesinden ayrılıp inanç olgusuna bakış atıyor fakat kendisinin de söylediği gibi bunu oldukça üstü kapalı, seyircinin algısına bırakılmış ve kabul edilebilir derecede sembolik ve imgesel metotları kullanarak yapıyor. Her ne kadar hakkında pek fazla bilgim olmasa da (Tom Cruise da olmasa ne yapardı bu...

The Odd Life of Timothy Green (2012)

Leonardo DiCaprio’nun en başarılı performanslarından birine imza attığı, 20 yıl öncesinin filmi What’s Eating Gilbert Grape ve Juliette Binoche ile Steve Carell’i bir araya getiren Dan in Real Life gibi filmlerinden senaristi ve yönetmeni Peter Hedges, beş yıl sonra sektöre The Odd Life of Timothy Green ile döndü. Küçük fantastik ögelerle dolu, komedinin de tuzunu barındıran fakat genel anlamda dramatik bir aile filmi olan Timothy Green’in Tuhaf Yaşamı’nda başrollerde Jennifer Garner ve Joel Edgerton’ı izliyoruz. Yönetmenin Dan in Real Life’ında da boy göstermiş ufaklık CJ Adams da hikayenin baş kahramanı olan topraktan doğma Timothy Green’e hayat veriyor. Tek istekleri bir çocuk sahibi olmak olan Jim ve Cindy, doktorların onca çabasına rağmen mutlu olamayacakları sonucunu öğrendiğinde bir hayli yıkılmıştır. O güne kadar oynadıkları küçük bir oyun olan “bizim çocuğumuz olsa nasıl olurdu?” temalı oyunlarını son bir kez daha oynamak isterler ve çocuklarında olmasını istedikleri ...