Ana içeriğe atla

Oscar Rehberi 2013: Erkek Oyuncu & Yardımcı Erkek Oyuncu

Önceki yazı: Kadın Oyuncu & Yardımcı Kadın Oyuncu

En İyi Erkek Oyuncu


Geçtiğimiz 84 yıl boyunca Akademi, aynı anda iki ismin birden ödüllendirilmesi ve aynı isimlerin birden fazla kez ödüle layık görülmeleri sebebiyle toplamda 76 aktöre 85 ödül dağıttı. Kadın oyuncu kategorisinde olduğu gibi Oscar Ödülleri'nin 4'üncü yılında başrol ve yardımcı olmak üzere ikiye ayrılan kategoride bugüne kadar 9 farklı oyuncu 2'şer kez ödüllendirildi. Spencer Tracy ve Laurence Olivier ise 9'ar kez bu kategoride aday gösterilerek bir rekora imza attılar. Hepimizin bildiği gibi usta oyuncu Peter O'Toole ise 8 kez aday gösterilmesine rağmen hiçbir zaman ödüle layık görülmedi. Ödülü alan en genç oyuncu ise 29 yaşında The Pianist'te sergilediği performans ile Adrien Brody. Bu seneki adaylar;

Bradley Cooper, Silver Linings Playbook
Denzel Washington, Flight
Hugh Jackman, Les Miserables
Daniel Day-Lewis, Lincoln
Joaquin Phoenix, The Master


Zeynep Kırcalı'nın kaleminden:


Bu yaz yabancı bir gazetede bir eleştirmen şöyle yazmıştı: “Daniel Day-Lewis’e 5 dolarlık banknot ol deseler, rahatlıkla olacak bir adam.” Sanırım hayatımda duyduğum en doğru yorumlardan biriydi. Evet Daniel Day-Lewis gerçekten kusursuz bir oyuncu. Daha önce kazandığı iki Oscar’a bu yıl üçüncüsünü ekleyeceğini de neredeyse garantiledi. Bu ödülü hak ederek kazanacak olsa da bir aday daha var ki, üçüncü Oscar adaylığını kazanan ve Day-Lewis’i alt etmesi gereken biri: Joaquin Phoenix! Akademi tarafından takdir görmeyen -daha doğrusu hak ettiği değeri göremeyen- The Master’ın Freddie Quell’i olarak akıllara zarar bir performans izlettirdi Phoenix bize. Lewis bu ödülü alacak; fakat diliyoruz ki en doğru kararı verip Phoenix’i seçerler. 

Diğer adaylara gelecek olursak, rolü için bipolar bozukluk yaşayanlarla aylarını geçiren Bradley Cooper’ı oldum olası sevmedim. Hangover serisiyle ünlenen aktör, vasat seviyesine yükselmekte bile zorlanıyordu ki bu yıl Silver Linings Playbook’taki rolüyle herkesi şaşırttı. Phoenix yerine içim yana yana alternatif olarak kendisinin ismini versem de performansını kötülemediğimin altını çizmek istedim. 

Bir aday daha var ki, en sönük gibi görünse de aslında rol aldığı filmi bir başına götüren biri: Denzel Washington! Flight’ta alkolik bir pilotu canlandıran Washington filmdeki tek ve en iyi unsurdu. Ödülü kazanamayacak olsa da adaylığını kesinlikle hak ederek aldı. 

Hugh Jackman… Bu kez Avustralya adlı bir filmde bir Avustralyalıyı canlandıran bir Avustralyalı değil (Hatırlayamayanlar için 2009 Oscar törenindeki sunumundan bir alıntıdır). Ve sonunda o uzun zamandır beklediği ve sonunda hak ettiği Oscar adaylığına kavuştu. Tabii onlarca kilo verip bir müzikalde oynuyorsanız ve biraz da hakkını vermişseniz o yıl Oscar’a aday olmanız %100 garantidir. Bunun en yakın örneği de Jackman’ın rol arkadaşı Hathaway. Fakat Jackman’ın Hathaway kadar şanslı olabileceğini düşünmüyorum. 

Her şeyin üstüne de aday gösterilmeyerek hakkı yenen John Hawkes'ın bu yıl hiçbir şekilde kabul görmemesi, yılın en üzücü sinema olaylarından biri olsa gerek. 

Kazanacak: Daniel Day-Lewis
Kazanabilir: Bradley Cooper (Zeynep), Joaquin Phoenix (Burak)
Kazanmalı: Joaquin Phoenix
Aday olmalıydı: John Hawkes (The Sessions), Denis Lavant (Holy Motors)



En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu



Bugüne kadar dağıtılan 76 yardımcı erkek oyuncu ödülü, 69 farklı aktöre gitti. Aynı yardımcı kadın oyuncu kategorisinde olduğu gibi kazananlar 16. Oscar Ödül Töreni'ne kadar heykelcik yerine bir plaket ile ödüllendiriliyordu. Walter Brennan kazandığı üç Oscar ödülünü de bu kategoride alarak aynı zamanda Akademi tarihinin rekorunu da elinde barındırıyor. The Godfather serisinin ilk iki filmi de üç oyuncusunu birden bu kategoride aday yapma başarısına sahip oldu. Geçtiğimiz sene Beginners ile ödülü kucaklayan Christopher Plummer (86) bu ödülü kazanan en yaşlı isim olurken 8 yaşında onurlandırılan Justin Henry de en genç kazanan olma sıfatını taşıyor. Bu senenin adaylarına gelecek olursak;

Christoph Waltz, Django Unchained
Philip Seymour Hoffman, The Master
Tommy Lee Jones, Lincoln
Robert DeNiro, Silver Linings Playbook
Alan Arkin, Argo

Zeynep Kırcalı'nın kaleminden:


Bu kategoride bu zamana dek Robert DeNiro, Philip Seymour Hoffman ve Tommy Lee Jones arasında gidildi, gelindi. Oldukça üzücüdür ki Alan Arkin ve – favorim – Christoph Waltz’a hiç şans verilmedi. Şahsi düşüncelerime dayanarak hiçbir ödülü referans almadan söylüyorum ki şansı en düşük olan adaylar Alan Arkin ve Philip Seymour Hoffman (Her ne kadar her ikisi de aldığı takdirde üzülmeyecek olsam da). Tommy Lee Jones’un performansı her ne kadar etkileyici olsa da, bu ödülü kucaklayabilecek seviyede olduğunu düşünmüyorum; fakat ne yazık ki kendisi Robert DeNiro’nun en yakın alternatifi. Risk alıp direkt kazanacak demek istediğim tek aday ise kesinlikle Christoph Waltz. Quentin Tarantino 2009 yapımı Inglorious Basterds’ta Waltz’u keşfettiğinden beri kendisi birçok filmde rol aldı ve kati suretle kötünün yanından geçebilecek bir performansını bile izlemedik bu zamana dek. İlk Oscar’ını kazandığında başka bir isme ihtimal bile verilmiyordu. Bu yıl da aynı şekilde olmasını dilerdim. Django Unchained’e renk veren karakter Dr. King Schultz’un zafer kazanması, eminim ki kimseyi rahatsız etmeyecektir. Fakat ödülü Jones ya da DeNiro alacak ve bu ikisinden hangisi kazanırsa kazansın kıl payı bir farkla rakibini geçmiş olacak. 

Kazanacak: Robert DeNiro (Burak), Tommy Lee Jones (Zeynep)
Kazanabilir: Robert DeNiro (Zeynep), Tommy Lee Jones (Burak)
Kazanmalı: Christoph Waltz
Aday olmalıydı: Samuel L. Jackson (Django Unchained), Matthew McConaughey (Magic Mike)

---

Sırada: En iyi animasyon & en iyi belgesel



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

The Master (2012)

Bugüne kadar oturup ciddi bir şekilde düşünmemiş olsam da en sevdiğim yönetmeni sorsalar biraz bekledikten sonra vereceğim yanıt Paul Thomas Anderson olurdu sanırım -en azından sıralayacağım birkaç isimden biri olacağına şüphem yok. Kendisiyle olan tanışıklığım bundan uzun seneler önce Boogie Nights ile olmuştu ve ergenliği keşfetmekle meşgul olduğum vakitlerde sinemanın bir başka yüzünü göstermişti bana. Magnolia, Punch-Drunk Love derken birkaç sene önce There Will Be Blood ile artık üstatlığı sorgulanamaz hale gelen Anderson, son filmi The Master'da da Blood'da yaptığı gibi toplumların da üstünde var olan olguların eleştirisini yapmaya devam ediyor. Bu sefer kapitalizm felsefesinden ayrılıp inanç olgusuna bakış atıyor fakat kendisinin de söylediği gibi bunu oldukça üstü kapalı, seyircinin algısına bırakılmış ve kabul edilebilir derecede sembolik ve imgesel metotları kullanarak yapıyor. Her ne kadar hakkında pek fazla bilgim olmasa da (Tom Cruise da olmasa ne yapardı bu...

BAFTA Kazananları

İngilizlerin Oscar’ı olarak kabul edilen BAFTA Ödülleri sahiplerini buldu. Aday listesindeki bir takım yanlışlıklardan öngörüde bulunmamızı istiyor olmalılardı ki ödül töreninde açıklanan kazananlardan bazılarına anlam veremedik. Oscar’ın da favorisi The Artist’in 7 ödülle süpürdüğü gecede en iyi İngiliz filmi ödülünü Tinker Tailor Soldier Spy kazandı. Senaryosunun nesinin özgün olduğunu bir türlü anlamadığımız (hadi öykünün olmayan özgünlüğünü geçtim, diyalog bile yok filmde) ve Hugo, Tinker Tailor Soldier Spy, War Horse gibi adayların bulunduğu (üstelik The Tree of Life’ın aday bile gösterilmediği) en iyi görüntü yönetimi ödülünü de kucaklayan The Artist’in bu iki kategorideki haksız zaferini yersiz buluyorum. Yine kostüm tasarımında Hugo, Jane Eyre gibi adaylar dururken ödülün The Artist’e gitmesi tek kelimeyle fiyasko olarak nitelendirilebilir. Toplamda 21 kategoride yaptığım tahminlerden ( buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz) 14’ünü doğru tutturmayı başardım. Yanlış ola...

2013'te Sinefilleri Neler Bekliyor?

George Clooney, Alfonso Cuaron imzalı Gravity ile karşımıza çıkacak Dolu dolu bir 2012 yılı sinema sezonunu sönük bir Hollywood seremonisiyle tamamladıktan sonra pek çok auteur ve başarılı yönetmenin karşımıza çıkacağı 2013 sezonuna merhaba dedik. 2011 sezonu iyiydi, 2012 sezonu daha iyiydi ve bana öyle geliyor ki 2013'te çıta biraz daha yükselecek. Hollywood ve dünya sinemasının ünlü isimlerinin merakla beklenen filmleri vizyona girecek; haliyle de sinemaseverler için uzun zamandır hayalini kurdukları bir dönem oldukça hızlı bir şekilde başlıyor. İşe Uzak Doğu sinemasından başlayacak olursak öncelikle Japon anime sanatının yaşayan en büyük temsilcisi Hayao Miyazaki ustanın iki projesinden bahsetmek gerekir. Ruhların Kaçışı gibi bir kült yapıma imza atarak Oscar ödülü dahi kazanan Miyazaki bu sene 2. Dünya Savaşı sırasında Japon savaş uçaklarını tasarlayan Jiro Horikoshi'nin hayatını anlatacağı The Wind Rises ve ayrıntıları açıklanmasa da 1992 yapımı olan kırmızı İtal...