Ana içeriğe atla

Bu Sezon İzlediğim Filmler


Evet, bir sezonu daha geride bırakmış bulunuyoruz. Bildiğiniz üzere çoğu sinemasever sezon sonunu sene sonu olarak kabul etse de ben Oscar'larla birlikte o yılın sinema sezonunu bitirmeyi tercih etmişimdir. Her ne kadar Oscar Töreni'ne 3 hafta gibi bir süre olsa da hem !f İstanbul'un yaklaşması hem de iç hastalıkları gibi tıp camiasının baş belası bir staja başlayacak olmam dolayısıyla 2012 sezonunu şubat başında kapatmak zorunda kaldım. Aşağıda göreceğiniz 170 filmden oluşan liste, pek çoğu 2012 yapımı olan, bir kısmı 2011 yapımı olsa da piyasada kendine 2012'de yer edinmiş ve küçük bir kısmı da geçtiğimiz sezondan bu sezona sarkıttığım filmlerden oluşuyor. Sene içinde bir bu kadar da eski filmleri izlediğim düşünülürse 2012 yılı benim için bir hayli dolu geçti diyebilirim. Aşağıdaki filmlerden çok büyük bir çoğunluğu için tanıtım yazısı ya da eleştiri yazmış bulunmaktayım. Okumak istediklerinizi yukarıdaki "Eleştiriler" sekmesinden kolaylıkla bulabilirsiniz. Bu 170 filmden oluşan 3. Altın Burtakal Sinema Ödülleri adayları ve Sezonun En İyi Filmleri dosyası da çok yakında sitemde yerini alacak. Bol sinema dolu bir yeni sezon dilerim. Beni okuduğunuz ve destek verdiğiniz için teşekkürler!

0-2
2 Days in New York

A
Amour
Anna Karenina
Another Woman’s Life
Apflickorna
Araf
Arbitrage
Argo
Arrugas
Atmen

B
Barbara
Battleship
Be Omid e didar
Beasts of the Southern Wild
Beautiful Boy
Bernie
Beyond the Hills
Bir Zamanlar Anadolu’da
Blackthorn
Blancanieves
Bonsai
Brave
Broken

C
Caesar Must Die
Cafe de Flore
Can
Chronicle
Cloud Atlas
Compliance  
Cosmopolis
Csak a Szel
Cut

D
Dark Shadows
Death of a Superhero
Des vents contraires
Die Wand
Django Unchained
Djeca
Drei

E
Elena
Elles
En kongelig affaere
Eva

F
Faust
Flight
Footnote
For Ellen
Frankenweenie

G
Gone

H
Habemus Papam
Hitchcock
Hodejegerne
Holy Motors
Hope Springs
Hotel Transilvania
Hysteria

I
I, Anna
Ice Age: Continental Drift
Impardonnables
In the Land of Blood and Honey
Intouchables
Io e Te

K
Killer Joe
Killing Them Softly
Kokuriko-zaka kara
Kon-Tiki

L
L’enfant d’en haut
L’exercice de l’Etat
La delicatesse
La fee
La femme du Veme
La nostra vita
La Voz Dormida
Las Acacias
Laurence Anyways
Lawless
Le Tableau
Les Contes De La Nuit
Les Geants
Les hommes libres
Les Miserables
Les neiges du Kilimandjaro
Life of Pi
Like Crazy
Like Someone in Love
Lincoln
Looper
Lore

M
Madagascar 3: Europe’s Most Wanted
Medianeras
Men in Black 3
Mirror Mirror
Miss Bala
Monsieur Lazhar
Moonrise Kingdom

N
No

O
Oslo, August 31st

P
Paranorman
Pariah
Passion
Pieta
Piranha 3DD
Pirates Band of Misfits
Polisse
Poulet aux prunes
Presume coupable
Prometheus

R
Robot & Frank
Roza
Ruby Sparks
Rust and Bone

S
Serbuan Maut
Shadow Dancer
Sibir, Monamur
Silver Linings Playbook
Simurg
Skoonheid
Skyfall
Smukke mennesker
Snow White and the Huntsman

T
Tabu
Take This Waltz
También la lluvia
Ted
Tepenin Ardı
Terraferma
The Angels’ Share
The Avengers
The Best Exotic Marigold Hotel
The Cabin in the Woods
The Dark Knight Rises
The Deep Blue Sea
The Door
The Grey
The Hobbit: An Unexpected Journey
The Hunger Games
The Impossible
The Imposter
The Inbetweeners Movie
The Innkeepers
The Invisible War
The Loneliest Planet
The Lorax
The Master
The Paperboy
The Perks of Being a Wallflower
The Turin Horse
The Woman in Black
Thin Ice
This Is Not A Film
Toutes nos envies

U
Un amour de jeunesse
Un ete brulant
Un heureux evenement
Un monstre à Paris
Une vie mielleure

W
W Ciemnosci
War Witch
Weekend
Where Do We Go Now?
Win Win
Wreck-It Ralph
Wrong
Wuthering Heights

Y
Yer altı
You Instead
Young Adult
Yurt

Z
Zarafa
Zero Dark Thirty

Dipnot: Sıralamayı Office kendisi yaptığı için Fransızca ve İngilizce tanımlıklar alfabetik sıraya maruz kaldı. Sonra çıkıp da "bilmiyor bu" filan denmesin yani. :)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

BAFTA Kazananları

İngilizlerin Oscar’ı olarak kabul edilen BAFTA Ödülleri sahiplerini buldu. Aday listesindeki bir takım yanlışlıklardan öngörüde bulunmamızı istiyor olmalılardı ki ödül töreninde açıklanan kazananlardan bazılarına anlam veremedik. Oscar’ın da favorisi The Artist’in 7 ödülle süpürdüğü gecede en iyi İngiliz filmi ödülünü Tinker Tailor Soldier Spy kazandı. Senaryosunun nesinin özgün olduğunu bir türlü anlamadığımız (hadi öykünün olmayan özgünlüğünü geçtim, diyalog bile yok filmde) ve Hugo, Tinker Tailor Soldier Spy, War Horse gibi adayların bulunduğu (üstelik The Tree of Life’ın aday bile gösterilmediği) en iyi görüntü yönetimi ödülünü de kucaklayan The Artist’in bu iki kategorideki haksız zaferini yersiz buluyorum. Yine kostüm tasarımında Hugo, Jane Eyre gibi adaylar dururken ödülün The Artist’e gitmesi tek kelimeyle fiyasko olarak nitelendirilebilir. Toplamda 21 kategoride yaptığım tahminlerden ( buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz) 14’ünü doğru tutturmayı başardım. Yanlış ola...

The Master (2012)

Bugüne kadar oturup ciddi bir şekilde düşünmemiş olsam da en sevdiğim yönetmeni sorsalar biraz bekledikten sonra vereceğim yanıt Paul Thomas Anderson olurdu sanırım -en azından sıralayacağım birkaç isimden biri olacağına şüphem yok. Kendisiyle olan tanışıklığım bundan uzun seneler önce Boogie Nights ile olmuştu ve ergenliği keşfetmekle meşgul olduğum vakitlerde sinemanın bir başka yüzünü göstermişti bana. Magnolia, Punch-Drunk Love derken birkaç sene önce There Will Be Blood ile artık üstatlığı sorgulanamaz hale gelen Anderson, son filmi The Master'da da Blood'da yaptığı gibi toplumların da üstünde var olan olguların eleştirisini yapmaya devam ediyor. Bu sefer kapitalizm felsefesinden ayrılıp inanç olgusuna bakış atıyor fakat kendisinin de söylediği gibi bunu oldukça üstü kapalı, seyircinin algısına bırakılmış ve kabul edilebilir derecede sembolik ve imgesel metotları kullanarak yapıyor. Her ne kadar hakkında pek fazla bilgim olmasa da (Tom Cruise da olmasa ne yapardı bu...

The Odd Life of Timothy Green (2012)

Leonardo DiCaprio’nun en başarılı performanslarından birine imza attığı, 20 yıl öncesinin filmi What’s Eating Gilbert Grape ve Juliette Binoche ile Steve Carell’i bir araya getiren Dan in Real Life gibi filmlerinden senaristi ve yönetmeni Peter Hedges, beş yıl sonra sektöre The Odd Life of Timothy Green ile döndü. Küçük fantastik ögelerle dolu, komedinin de tuzunu barındıran fakat genel anlamda dramatik bir aile filmi olan Timothy Green’in Tuhaf Yaşamı’nda başrollerde Jennifer Garner ve Joel Edgerton’ı izliyoruz. Yönetmenin Dan in Real Life’ında da boy göstermiş ufaklık CJ Adams da hikayenin baş kahramanı olan topraktan doğma Timothy Green’e hayat veriyor. Tek istekleri bir çocuk sahibi olmak olan Jim ve Cindy, doktorların onca çabasına rağmen mutlu olamayacakları sonucunu öğrendiğinde bir hayli yıkılmıştır. O güne kadar oynadıkları küçük bir oyun olan “bizim çocuğumuz olsa nasıl olurdu?” temalı oyunlarını son bir kez daha oynamak isterler ve çocuklarında olmasını istedikleri ...