Ana içeriğe atla

Take This Waltz (2011)

Ne yalan söyleyeyim, Away From Her filmini ayıla bayıla izlediğim oyuncu Sarah Polley'in yeni filmi Take This Waltz için oldukça heyecanlıydım. Her ne kadar Michelle Williams ve Seth Rogen gibi bugüne kadar sempati besleyemediğim iki genç oyuncu ile gösterilerine gülemediğimden ötürü benim için bir anlam ifade etmeyen Sarah Silverman'ı kadrosunda barındırsa da iddialı bir yapım olacağından şüphelerim yoktu. Belki beklentilerimi fazla yüksek tuttuğum için, belki de oyuncu kadrosuna karşı olan tavrımdan ötürüdür bilmiyorum ama Take This Waltz vasat ile iyi arasına sıkışıp kalmış bir film olmaktan öteye gidemiyor.

Pek mutlu bir çiftin evlilikleri, mahalleye yeni taşınan yakışıklı ve seksi erkeğin asıl kadını baştan çıkarmasıyla tehlikeye sürüklenir. Evet, filmin konusu olabilecek en kısa haliyle bu şekilde belki fakat Take This Waltz'un en çok beğendiğim yönü olan senaryosu bundan çok daha fazlasını anlatıyor. İnsanoğlunun doyumsuzluğu, sevgiye ve ilgiye muhtaçlığı üzerine bir film var karşımızda. İhtiyaç duyduğu bu sevgiyi ya da zamanla körelen şehvetini başkasının kollarında araması fakat her şeyin sonunda yine, yeniden tek başına kalmasını izliyoruz. Aslında daldan dala atlarken bile kişinin yalnızlığını ve çaresizliğini, masum ayağına yatan bir karakter üzerinden bize anlatıyor Polley. Bunu yaparken zaman zaman seyircisini sıkıyor belki, hatta aşka olan inancımızı sorgulatıyor fakat yine de yeniyi, farklılığı aramaktan vazgeçmeyeceğimizin sinyallerini vererek herkesten öte bir sap olduğumuzu suratımıza çarpıyor. Arada kalmaktan korkan bir baş karakteri, en büyük korkusuyla yüzleştirerek de seyircinin de korkulardan korkmasını sağlıyor desem de yanlış olmaz sanırım.

Son sahneye kadar filmde neden var olduğunu anlamadığım Sarah Silverman gibi yan karakterler bir yana, asıl üçlü Michelle Williams, Seth Rogen ve aralarındaki en iyi olduğuna inandığım Luke Kirby vasat performanslarıyla filmde boy gösteriyor. Seth Rogen gibi bir ismi böylesi duygusal bir karaktere hayat verirken görmek insanı tuhaf duygulara sürüklese de Williams'ın ağlamakla geçecek bir kariyeri olduğuna bir kez daha inanmış bulunduğumu belirteyim.

Her şeyden öte vermek istediği arada kalmışlık, fazlayı istemek ve sonsuz yalnızlık gibi basit mesajları anlatma biçimini sade ve olumlu bulduğum lakin tüme baktığımızda elimize pek bir malzeme veremeyen bir film yapmış Polley. Away From Her'den geride olduğu kesin, bunun da en büyük sebebi oyunculuklardaki profesyonellik ve etkileyicilik diye düşünmekteyim. Bir de filmdeki aşırı nüdist zihniyete anlam veremediğimi ekleyeyim.


Puan: 6.5/10

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Andrei Zvyagintsev Özel Dosyası

Andrey Tarkovskiy’nin veliahdı olarak görülen, milenyumla birlikte Rus sinemasının dünyada bir kez daha şahlanışına öncülük etmiş bir isim Andrei Zvyagintsev. Oyunculuk okulundan mezun olduktan sonra 90’lı yılların başında Moskova’ya gelen fakat aradığını bulamayan Zvyangintsev, milenyuma kadar çeşitli televizyon yapımlarına imza atsa da adından söz ettirememiş. Daha sonra bir arkadaşının teklifi ile bağımsız bir film şirketinde yönetmen olarak işe başlayan usta isim, böylelikle kendisinin uluslar arası arenada bir ilah olarak görülmesine sebep olacak ilk filmi Vozvrashchenie’yi (The Return) çekme imkanı bulmuş. Düşük bütçesine rağmen devasa bir başarı öyküsüne dönüşen film, 2003 yılında Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan dahil toplamda beş ödül kazanarak yıllardır hatıralardan silinmiş olan Rus sinemasını tekrar hak ettiği konuma yükseltmiş. Ülkesine döndüğü zaman bir kahraman gibi karşılanan ve Vozvrashchenie’yi çekerken söylediği “yüz kişi izlese yeter” cümlesinin aksine mi...

Oscar Gecesi Programı

85. Akademi Ödülleri'nde kazananların açıklanacağı ödüllerin veriliş sıralaması sızdı. Spoiler olarak görenler varsa hiç bakmasın derim. Buyrunuz: En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu En İyi Kısa Metraj Animasyon En İyi Animasyon En İyi Görüntü Yönetimi En İyi Görsel Efekt En İyi Kostüm Tasarımı En İyi Makyaj & Saç En İyi Kısa Metraj Film En İyi Kısa Metraj Belgesel En İyi Belgesel Yabancı Dilde En İyi Film En İyi Ses Miksajı En İyi Ses Kurgusu En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu En İyi Kurgu En İyi Yapım Tasarımı En İyi Özgün Müzik En İyi Özgün Şarkı En İyi Uyarlama Senaryo En İyi Özgün Senaryo En İyi Yönetmen En İyi Kadın Oyuncu En İyi Erkek Oyuncu En İyi Film

2012'nin İlk Yarısının En İyileri

Weekend, Csak a Szel (Just the Wind) ve The Dark Knight Rises 3'er kategoride sezon ortasının en iyileri olurken en iyi film kategorisinde kazanan Rusya'dan Sibir, Monamur oldu. La fee (The Fairy) ve Un monstre a Paris (A Monster in Paris) ise ikişer kategoride zirveye oturdu. Kazananların tam listesi aşağıda. Adayların listesi ise burada . Filmler hakkında değerlendirmelerimi okumak için üstlerine tıklamanız yeterli.