Ana içeriğe atla

Toronto Film Eleştirmenlerinin En İyileri

The Master en iyi film ve yönetmen dahil 4 ödül kazanırken Denis Lavant, Holy Motors'taki performansıyla ilk ödülünü kucakladı. 

En İyi Film: “The Master”
(Runners-up: “Amour,” “Zero Dark Thirty”)

En İyi Yönetmen: Paul Thomas Anderson, “The Master”
(Runner-up: Kathryn Bigelow, “Zero Dark Thirty”; Leos Carax, “Holy Motors”)

En İyi Erkek Oyuncu: Denis Lavant, “Holy Motors”
(Runner-up: Daniel Day-Lewis, “Lincoln”; Joaquin Phoenix, “The Master”)

En İyi Kadın Oyuncu: Rachel Weisz, “The Deep Blue Sea”
(Runner-up: Jessica Chastain, “Zero Dark Thirty”; Emmanuelle Riva, “Amour”)

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Philip Seymour Hoffman, “The Master”
(Runner-up: Javier Bardem, “Skyfall”; Tommy Lee Jones, “Lincoln”)

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Gina Gershon, “Killer Joe”
(Runner-up: Amy Adams, “The Master”; Ann Dowd, “Compliance”; Anne Hathaway, “Les Miserables”)

En İyi Senaryo: “The Master,” Paul Thomas Anderson
(Runner-up: “Lincoln,” Tony Kushner; Zero Dark Thirty,” Mark Boal)

Yabancı Dilde En İyi Film: “Amour”
(Runner-up: “Holy Motors,” “Tabu”)

En İyi Animasyon: “ParaNorman” 
(Runner-up: “Brave,” “Frankenweenie”)

En İyi Belgesel: “Stories We Tell”
(Runner-up: “The Queen of Versailles,” “Searching for Sugar Man”)

En İyi İlk Film:“Beasts of the Southern Wild,” Benh Zeitlin ve “Beyond the Black Rainbow, ”Panos Cosmatos
(Runner-up: “The Cabin in the Woods,” Drew Goddard)

En İyi Kanada Filmleri: “Bestiaire,” Denis Côté; “Goon,” Michael Dowse; “Stories We Tell,” Sarah Polley

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

The Master (2012)

Bugüne kadar oturup ciddi bir şekilde düşünmemiş olsam da en sevdiğim yönetmeni sorsalar biraz bekledikten sonra vereceğim yanıt Paul Thomas Anderson olurdu sanırım -en azından sıralayacağım birkaç isimden biri olacağına şüphem yok. Kendisiyle olan tanışıklığım bundan uzun seneler önce Boogie Nights ile olmuştu ve ergenliği keşfetmekle meşgul olduğum vakitlerde sinemanın bir başka yüzünü göstermişti bana. Magnolia, Punch-Drunk Love derken birkaç sene önce There Will Be Blood ile artık üstatlığı sorgulanamaz hale gelen Anderson, son filmi The Master'da da Blood'da yaptığı gibi toplumların da üstünde var olan olguların eleştirisini yapmaya devam ediyor. Bu sefer kapitalizm felsefesinden ayrılıp inanç olgusuna bakış atıyor fakat kendisinin de söylediği gibi bunu oldukça üstü kapalı, seyircinin algısına bırakılmış ve kabul edilebilir derecede sembolik ve imgesel metotları kullanarak yapıyor. Her ne kadar hakkında pek fazla bilgim olmasa da (Tom Cruise da olmasa ne yapardı bu...

BAFTA Kazananları

İngilizlerin Oscar’ı olarak kabul edilen BAFTA Ödülleri sahiplerini buldu. Aday listesindeki bir takım yanlışlıklardan öngörüde bulunmamızı istiyor olmalılardı ki ödül töreninde açıklanan kazananlardan bazılarına anlam veremedik. Oscar’ın da favorisi The Artist’in 7 ödülle süpürdüğü gecede en iyi İngiliz filmi ödülünü Tinker Tailor Soldier Spy kazandı. Senaryosunun nesinin özgün olduğunu bir türlü anlamadığımız (hadi öykünün olmayan özgünlüğünü geçtim, diyalog bile yok filmde) ve Hugo, Tinker Tailor Soldier Spy, War Horse gibi adayların bulunduğu (üstelik The Tree of Life’ın aday bile gösterilmediği) en iyi görüntü yönetimi ödülünü de kucaklayan The Artist’in bu iki kategorideki haksız zaferini yersiz buluyorum. Yine kostüm tasarımında Hugo, Jane Eyre gibi adaylar dururken ödülün The Artist’e gitmesi tek kelimeyle fiyasko olarak nitelendirilebilir. Toplamda 21 kategoride yaptığım tahminlerden ( buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz) 14’ünü doğru tutturmayı başardım. Yanlış ola...

2013'te Sinefilleri Neler Bekliyor?

George Clooney, Alfonso Cuaron imzalı Gravity ile karşımıza çıkacak Dolu dolu bir 2012 yılı sinema sezonunu sönük bir Hollywood seremonisiyle tamamladıktan sonra pek çok auteur ve başarılı yönetmenin karşımıza çıkacağı 2013 sezonuna merhaba dedik. 2011 sezonu iyiydi, 2012 sezonu daha iyiydi ve bana öyle geliyor ki 2013'te çıta biraz daha yükselecek. Hollywood ve dünya sinemasının ünlü isimlerinin merakla beklenen filmleri vizyona girecek; haliyle de sinemaseverler için uzun zamandır hayalini kurdukları bir dönem oldukça hızlı bir şekilde başlıyor. İşe Uzak Doğu sinemasından başlayacak olursak öncelikle Japon anime sanatının yaşayan en büyük temsilcisi Hayao Miyazaki ustanın iki projesinden bahsetmek gerekir. Ruhların Kaçışı gibi bir kült yapıma imza atarak Oscar ödülü dahi kazanan Miyazaki bu sene 2. Dünya Savaşı sırasında Japon savaş uçaklarını tasarlayan Jiro Horikoshi'nin hayatını anlatacağı The Wind Rises ve ayrıntıları açıklanmasa da 1992 yapımı olan kırmızı İtal...