Ana içeriğe atla

Ruby Sparks (2012)

İlk yönetmenlik deneyimlerini Little Miss Sunshine ile gerçekleştirip küresel bir başarı yakalayan iki Valerie Faris ve Jonathan Dayton, en az onun kadar sevimli ve içten bir film yapma hayaliyle yola çıkar ve oyunculuğuyla bildiğimiz Zoe Kazan'ın ilk senaryo deneyimini beyazperdeye aktarmayı seçerler. Ortaya Küçük Gün Işığım kadar iyi bir iş çıkar mı? Ne yazık ki bu sorunun cevabını olumlu şekilde veremiyorum. Gönül isterdi ki ikilinin yükselen bir çıtası olsun fakat beklentileri yüksek tuttuklarından mıdır bilinmez, Ruby Sparks kendisinden umulanı veren bir film olamıyor. 

Yazdığı ilk romanla çok genç yaşta ünlenen Calvin (Paul Dano), yeni bir kitap yazmak için ilham aramaktadır. Kızlarla arası pek iyi değildir ve psikolojik yardım da almaktadır (evet, gerçekten tam bir ezik). Rüyasında gördüğü bir kız tasvirini kitabına aktarmak ister ve bu işe başlar. Fakat ters giden bazı şeyler vardır. Bir gün uyandığında romanında yarattığı karakter Ruby'yi (Zoe Kazan) kanlı canlı halde karşısında bulur. Aylardır birlikteymişçesine davranan Ruby, aslında Calvin'in daktilosunun kontrolündedir fakat Ruby'nin karakterini değiştirmekte çekimser davranmayan yazarımız sonunda mutluluğundan ödün vermek zorunda kalır.

Aslında ilk duyduğumda bana oldukça sempatik gelen, filmekimi 2012'de gösterileceğini öğrendiğimde ise biletini hemen aldığım bir filmdi Ruby Sparks. Fakat birtakım sebeplerden ötürü filme gidememiş, daha sonra izlemek üzere filmin ismini zihnimin bir köşesine not etmiştim. Belirttiğim gibi büyük beklentilerle izlemeye başladığım film, öncelikle (100 dakika kadar olmasına rağmen) bana gereğinden fazla uzatılmış geldi. Film ilerledikçe gözüm farklı bir şeyler, zihnim ise hem beni eğlendirecek hem de şaşırtacak özgün noktalar aradı fakat baştan sona kadar karakterler bağlamında bahsettiğim mevzuda yüzüm gülmedi (hatta öyle ki filmde beni kendine hayran bırakan tek şey Calvin'in annesinin evinin tasarımıydı). Karakterlerin yaratımında bir takım eksiklikler olduğu hissedilse de konusu itibariyle çekici bir film Ruby Sparks. Öte yandan sonlara doğru dramatize hale geleceğini çok önceden kestirebiliyorsunuz. Üstelik bu dramatizasyonun dozunun da bir komedi filmi için doğru biçimde ayarlandığı konusunda şüphelerim var. Yine de Zoe Kazan'ın ilk senaryo deneyimi olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda bu detayların bir kısmını görmezden gelebilme lüksünü kendimize tanıyabilir ve düşünceden uzak, yalın bir biçimde filmin zevkini çıkarmayı deneyebiliriz (ben yapamadım, o ayrı). 

Oyunculuk manasında da pek dikkat çekici performanslar izlemediğimiz Ruby Sparks, bir Little Miss Sunshine olmayan/olamayan fakat ilk senaryo deneyimi için oldukça sevimli, romantik komedilerden hoşlananlar içinse aranıp da bulunamayan bir öyküye sahip bir film. 

Puan: 5.5/10

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Andrei Zvyagintsev Özel Dosyası

Andrey Tarkovskiy’nin veliahdı olarak görülen, milenyumla birlikte Rus sinemasının dünyada bir kez daha şahlanışına öncülük etmiş bir isim Andrei Zvyagintsev. Oyunculuk okulundan mezun olduktan sonra 90’lı yılların başında Moskova’ya gelen fakat aradığını bulamayan Zvyangintsev, milenyuma kadar çeşitli televizyon yapımlarına imza atsa da adından söz ettirememiş. Daha sonra bir arkadaşının teklifi ile bağımsız bir film şirketinde yönetmen olarak işe başlayan usta isim, böylelikle kendisinin uluslar arası arenada bir ilah olarak görülmesine sebep olacak ilk filmi Vozvrashchenie’yi (The Return) çekme imkanı bulmuş. Düşük bütçesine rağmen devasa bir başarı öyküsüne dönüşen film, 2003 yılında Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan dahil toplamda beş ödül kazanarak yıllardır hatıralardan silinmiş olan Rus sinemasını tekrar hak ettiği konuma yükseltmiş. Ülkesine döndüğü zaman bir kahraman gibi karşılanan ve Vozvrashchenie’yi çekerken söylediği “yüz kişi izlese yeter” cümlesinin aksine mi...

Oscar Gecesi Programı

85. Akademi Ödülleri'nde kazananların açıklanacağı ödüllerin veriliş sıralaması sızdı. Spoiler olarak görenler varsa hiç bakmasın derim. Buyrunuz: En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu En İyi Kısa Metraj Animasyon En İyi Animasyon En İyi Görüntü Yönetimi En İyi Görsel Efekt En İyi Kostüm Tasarımı En İyi Makyaj & Saç En İyi Kısa Metraj Film En İyi Kısa Metraj Belgesel En İyi Belgesel Yabancı Dilde En İyi Film En İyi Ses Miksajı En İyi Ses Kurgusu En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu En İyi Kurgu En İyi Yapım Tasarımı En İyi Özgün Müzik En İyi Özgün Şarkı En İyi Uyarlama Senaryo En İyi Özgün Senaryo En İyi Yönetmen En İyi Kadın Oyuncu En İyi Erkek Oyuncu En İyi Film

2012'nin İlk Yarısının En İyileri

Weekend, Csak a Szel (Just the Wind) ve The Dark Knight Rises 3'er kategoride sezon ortasının en iyileri olurken en iyi film kategorisinde kazanan Rusya'dan Sibir, Monamur oldu. La fee (The Fairy) ve Un monstre a Paris (A Monster in Paris) ise ikişer kategoride zirveye oturdu. Kazananların tam listesi aşağıda. Adayların listesi ise burada . Filmler hakkında değerlendirmelerimi okumak için üstlerine tıklamanız yeterli.