Ana içeriğe atla

Los Angeles Film Eleştirmenleri Ödülleri

New York ve Boston'da verilen dört eleştirmen grubu ile National Board of Review Ödülleri'nde zaferi kucaklayan Zero Dark Thirty'nin yükselen çizgisi, batılı eleştirmenlerin olaya dahil olmasıyla biraz eğildi. Los Angeles dahilindeki film eleştirmenleri senenin en iyilerini seçti ve Paul Thomas Anderson'ın son harikası The Master, en iyi yönetmen dahil toplamda 4 ödül kazandı fakat en iyi film ödülü Michael Haneke imzalı Amour'un oldu. Beasts of the Southern Wild ise 3 ödül kazandı. En iyi erkek oyuncu ödülünü Joaquin Phoenix alırken en iyi kadın oyuncu ödülü ise Jennifer Lawrence ve Emmanuelle Riva arasında paylaştırıldı.

En İyi Film: "Amour"
Runner-up: "The Master"

En İyi Yönetmen: Paul Thomas Anderson, "The Master"
Runner-up: Kathryn Bigelow, "Zero Dark Thirty"

En İyi Erkek Oyuncu: Joaquin Phoenix, "The Master"
Runner-up: Denis Lavant, "Holy Motors"

En İyi Kadın Oyuncu: Jennifer Lawrence, "Silver Linings Playbook" & Emmanuelle Riva, "Amour"


En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Dwight Henry, "Beasts of the Southern Wild"
Runner-up: Christoph Waltz, "Django Unchained"

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Amy Adams, "The Master"
Runner-up: Anne Hathaway, "Les Miserables" & "The Dark Knight Rises"

En İyi Senaryo: Chris Terrio, "Argo"
Runner-up: David O. Russell, "Silver Linings Playbook"

En İyi Görüntü Yönetimi: Roger Deakins, "Skyfall"
Runner-up: Mihai Malaimare Jr., "The Master"

En İyi Kurgu: Dylan Tichenor & William Goldenberg, "Zero Dark Thirty"
Runner-up: William Goldenberg, "Argo"

En İyi Yapım Tasarımı: "The Master"
Runner-up: "Moonrise Kingdom"

En İyi Özgün Müzik: Dan Romer & Benh Zeitlin, "Beasts of the Southern Wild"
Runner-up: Jonny Greenwood, "The Master"

Yabancı Dilde En İyi Film: "Holy Motors"
Runner-up: "Footnote"

En İyi Animasyon: "Frankenweenie"
Runner-up: "It's Such a Beautiful Day"

En İyi Belgesel: "The Gatekeepers"
Runner-up: "Searching for Sugar Man"

Keşif Ödülü: Benh Zeitlin, "Beasts of the Southern Wild"

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

BAFTA Kazananları

İngilizlerin Oscar’ı olarak kabul edilen BAFTA Ödülleri sahiplerini buldu. Aday listesindeki bir takım yanlışlıklardan öngörüde bulunmamızı istiyor olmalılardı ki ödül töreninde açıklanan kazananlardan bazılarına anlam veremedik. Oscar’ın da favorisi The Artist’in 7 ödülle süpürdüğü gecede en iyi İngiliz filmi ödülünü Tinker Tailor Soldier Spy kazandı. Senaryosunun nesinin özgün olduğunu bir türlü anlamadığımız (hadi öykünün olmayan özgünlüğünü geçtim, diyalog bile yok filmde) ve Hugo, Tinker Tailor Soldier Spy, War Horse gibi adayların bulunduğu (üstelik The Tree of Life’ın aday bile gösterilmediği) en iyi görüntü yönetimi ödülünü de kucaklayan The Artist’in bu iki kategorideki haksız zaferini yersiz buluyorum. Yine kostüm tasarımında Hugo, Jane Eyre gibi adaylar dururken ödülün The Artist’e gitmesi tek kelimeyle fiyasko olarak nitelendirilebilir. Toplamda 21 kategoride yaptığım tahminlerden ( buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz) 14’ünü doğru tutturmayı başardım. Yanlış ola...

The Master (2012)

Bugüne kadar oturup ciddi bir şekilde düşünmemiş olsam da en sevdiğim yönetmeni sorsalar biraz bekledikten sonra vereceğim yanıt Paul Thomas Anderson olurdu sanırım -en azından sıralayacağım birkaç isimden biri olacağına şüphem yok. Kendisiyle olan tanışıklığım bundan uzun seneler önce Boogie Nights ile olmuştu ve ergenliği keşfetmekle meşgul olduğum vakitlerde sinemanın bir başka yüzünü göstermişti bana. Magnolia, Punch-Drunk Love derken birkaç sene önce There Will Be Blood ile artık üstatlığı sorgulanamaz hale gelen Anderson, son filmi The Master'da da Blood'da yaptığı gibi toplumların da üstünde var olan olguların eleştirisini yapmaya devam ediyor. Bu sefer kapitalizm felsefesinden ayrılıp inanç olgusuna bakış atıyor fakat kendisinin de söylediği gibi bunu oldukça üstü kapalı, seyircinin algısına bırakılmış ve kabul edilebilir derecede sembolik ve imgesel metotları kullanarak yapıyor. Her ne kadar hakkında pek fazla bilgim olmasa da (Tom Cruise da olmasa ne yapardı bu...

The Odd Life of Timothy Green (2012)

Leonardo DiCaprio’nun en başarılı performanslarından birine imza attığı, 20 yıl öncesinin filmi What’s Eating Gilbert Grape ve Juliette Binoche ile Steve Carell’i bir araya getiren Dan in Real Life gibi filmlerinden senaristi ve yönetmeni Peter Hedges, beş yıl sonra sektöre The Odd Life of Timothy Green ile döndü. Küçük fantastik ögelerle dolu, komedinin de tuzunu barındıran fakat genel anlamda dramatik bir aile filmi olan Timothy Green’in Tuhaf Yaşamı’nda başrollerde Jennifer Garner ve Joel Edgerton’ı izliyoruz. Yönetmenin Dan in Real Life’ında da boy göstermiş ufaklık CJ Adams da hikayenin baş kahramanı olan topraktan doğma Timothy Green’e hayat veriyor. Tek istekleri bir çocuk sahibi olmak olan Jim ve Cindy, doktorların onca çabasına rağmen mutlu olamayacakları sonucunu öğrendiğinde bir hayli yıkılmıştır. O güne kadar oynadıkları küçük bir oyun olan “bizim çocuğumuz olsa nasıl olurdu?” temalı oyunlarını son bir kez daha oynamak isterler ve çocuklarında olmasını istedikleri ...