Ana içeriğe atla

70. Altın Küre Adayları


Hollywood Yabancı Basın Üyeleri Derneği'nin düzenlediği ve bu sene 70.'si düzenlenecek olan Altın Küre Ödülleri'nin adayları açıklandı. Lincoln toplamda 7 dalda adaylık elde ederek listenin tepesine otururken onu 5 adaylıkla Django Unchained ile Argo ve dörder adaylıkla Zero Dark Thirty, Silver Linings Playbook, Les Miserables izledi. Her sene olduğu gibi sürpriz yaparak listeye giren yapım bu sene Salmon Fishing in the Yemen olurken Helen Mirren, Naomi Watts, Nicole Kidman gibi isimlerin SAG adaylıklarından sonra Altın Küre listesine de girmeleri Oscar adaylık şanslarını bir hayli güçlendirdi. Film, senaryo ve yönetmen kategorilerinde bir kez daha görmezden gelinen The Master ise yalnızca oyuncularının adaylıklarıyla yüz güldürdü. Ödüller 13 Ocak 2013 gecesi sahiplerini bulacak. Tüm adaylar şu şekilde:


En İyi Film - Drama
"Argo"
"Django Unchained"
"Life of Pi"
"Lincoln"
"Zero Dark Thirty"


En İyi Film - Komedi/Müzikal
"The Best Exotic Marigold Hotel"
"Les Miserables"
"Moonrise Kingdom"
"Silver Linings Playbook"
"Salmon Fishing in the Yemen"


En İyi Erkek Oyuncu - Drama
Daniel Day-Lewis, "Lincoln"
Richard Gere, "Arbitrage"
John Hawkes, "The Sessions"
Joaquin Phoenix, "The Master"
Denzel Washington, "Flight"


En İyi Kadın Oyuncu - Drama
Marion Cotillard, "Rust and Bone"
Jessica Chastain, "Zero Dark Thirty"
Helen Mirren, "Hitchcock"
Naomi Watts, "The Impossible"
Rachel Weisz, "The Deep Blue Sea"


En İyi Kadın Oyuncu - Komedi/Müzikal 
Emily Blunt, "Salmon Fishing in the Yemen"
Jennifer Lawrence, "Silver Linings Playbook"
Judi Dench, "Best Exotic Marigold Hotel"
Maggie Smith, "Quartet"
Meryl Streep, "Hope Springs"


En İyi Erkek Oyuncu - Komedi/Müzikal
Jack Black, "Bernie"
Bradley Cooper, "Silver Linings Playbook"
Hugh Jackman, "Les Miserables"
Ewan McGregor, "Salmon Fishing in the Yemen"
Bill Murray, "Hyde Park on Hudson"


En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu
Anne Hathaway, "Les Miserables"
Helen Hunt, "The Sessions"
Amy Adams, "The Master"
Sally Field, "Lincoln"
Nicole Kidman, "The Paperboy"


En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu
Alan Arkin, "Argo"
Philip Seymour Hoffman, "The Master"
Christoph Waltz, "Django Unchained"
Leonardo DiCaprio, "Django Unchained"
Tommy Lee Jones, "Lincoln"


En İyi Yönetmen
Ben Affleck, "Argo"
Ang Lee, "Life of Pi"
Steven Spielberg, "Lincoln"
Quentin Tarantino, "Django Unchained"
Kathryn Bigelow, "Zero Dark Thirty"


En İyi Senaryo
"Silver Linings Playbook"
"Argo"
"Django Unchained"
"Zero Dark Thirty"
"Lincoln"


En İyi Animasyon
"Brave"
"Frankenweenie"
"Wreck-it Ralph"
"Rise of the Guardians"
"Hotel Transylvania"


Yabancı Dilde En İyi Film
"The Intouchables"
"Amour"
"A Royal Affair"
"Rust and Bone"
"Kon-Tiki"


En İyi Özgün Müzik
"Anna Karenina"
"Life of Pi"
"Argo"
"Lincoln"
"Cloud Atlas"


En İyi Özgün Şarkı
"FOR YOU"— "Act of Valor"
"NOT RUNNING ANYMORE" — "Stand Up Guys"
"SAFE & SOUND" — "The Hunger Games"
"SKYFALL" — "Skyfall"
"SUDDENLY" — "Les Miserables"

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

BAFTA Kazananları

İngilizlerin Oscar’ı olarak kabul edilen BAFTA Ödülleri sahiplerini buldu. Aday listesindeki bir takım yanlışlıklardan öngörüde bulunmamızı istiyor olmalılardı ki ödül töreninde açıklanan kazananlardan bazılarına anlam veremedik. Oscar’ın da favorisi The Artist’in 7 ödülle süpürdüğü gecede en iyi İngiliz filmi ödülünü Tinker Tailor Soldier Spy kazandı. Senaryosunun nesinin özgün olduğunu bir türlü anlamadığımız (hadi öykünün olmayan özgünlüğünü geçtim, diyalog bile yok filmde) ve Hugo, Tinker Tailor Soldier Spy, War Horse gibi adayların bulunduğu (üstelik The Tree of Life’ın aday bile gösterilmediği) en iyi görüntü yönetimi ödülünü de kucaklayan The Artist’in bu iki kategorideki haksız zaferini yersiz buluyorum. Yine kostüm tasarımında Hugo, Jane Eyre gibi adaylar dururken ödülün The Artist’e gitmesi tek kelimeyle fiyasko olarak nitelendirilebilir. Toplamda 21 kategoride yaptığım tahminlerden ( buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz) 14’ünü doğru tutturmayı başardım. Yanlış ola...

The Master (2012)

Bugüne kadar oturup ciddi bir şekilde düşünmemiş olsam da en sevdiğim yönetmeni sorsalar biraz bekledikten sonra vereceğim yanıt Paul Thomas Anderson olurdu sanırım -en azından sıralayacağım birkaç isimden biri olacağına şüphem yok. Kendisiyle olan tanışıklığım bundan uzun seneler önce Boogie Nights ile olmuştu ve ergenliği keşfetmekle meşgul olduğum vakitlerde sinemanın bir başka yüzünü göstermişti bana. Magnolia, Punch-Drunk Love derken birkaç sene önce There Will Be Blood ile artık üstatlığı sorgulanamaz hale gelen Anderson, son filmi The Master'da da Blood'da yaptığı gibi toplumların da üstünde var olan olguların eleştirisini yapmaya devam ediyor. Bu sefer kapitalizm felsefesinden ayrılıp inanç olgusuna bakış atıyor fakat kendisinin de söylediği gibi bunu oldukça üstü kapalı, seyircinin algısına bırakılmış ve kabul edilebilir derecede sembolik ve imgesel metotları kullanarak yapıyor. Her ne kadar hakkında pek fazla bilgim olmasa da (Tom Cruise da olmasa ne yapardı bu...

The Odd Life of Timothy Green (2012)

Leonardo DiCaprio’nun en başarılı performanslarından birine imza attığı, 20 yıl öncesinin filmi What’s Eating Gilbert Grape ve Juliette Binoche ile Steve Carell’i bir araya getiren Dan in Real Life gibi filmlerinden senaristi ve yönetmeni Peter Hedges, beş yıl sonra sektöre The Odd Life of Timothy Green ile döndü. Küçük fantastik ögelerle dolu, komedinin de tuzunu barındıran fakat genel anlamda dramatik bir aile filmi olan Timothy Green’in Tuhaf Yaşamı’nda başrollerde Jennifer Garner ve Joel Edgerton’ı izliyoruz. Yönetmenin Dan in Real Life’ında da boy göstermiş ufaklık CJ Adams da hikayenin baş kahramanı olan topraktan doğma Timothy Green’e hayat veriyor. Tek istekleri bir çocuk sahibi olmak olan Jim ve Cindy, doktorların onca çabasına rağmen mutlu olamayacakları sonucunu öğrendiğinde bir hayli yıkılmıştır. O güne kadar oynadıkları küçük bir oyun olan “bizim çocuğumuz olsa nasıl olurdu?” temalı oyunlarını son bir kez daha oynamak isterler ve çocuklarında olmasını istedikleri ...