Ana içeriğe atla

Pieta (2012) Acı


Güney Kore’nin medar-ı iftiharlarından sayılan yönetmen Kim Ki-duk’un son filmi Pieta, geçtiğimiz ay Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan ödülünü kucaklayarak bünyelerde büyük bir merak uyandırmıştı. Önce Hollywood’un en kaliteli yönetmenlerinden Paul Thomas Anderson’ın Scientology tarikatını ele aldığı The Master’ına giden ödül, festival kuralları gereği Pieta’ya verilmişti. The Master’ı henüz izleme fırsatını elde edemesek de jürinin ikinci kararının aslında ne kadar doğru olduğunu deneyimlemek oldukça “acı” bir şekilde suratımıza çarpılıyor.

Bol bol film çekmeyi seven Kim Ki-duk, bu son filminde de çizgisinden ayrılmadan seyircisini tokatlamayı başarıyor. Tefeciler adına çalışan ve duygudan yoksun olduğunu düşündüğümüz zalim bir adam, patronlarının alacaklarını şiddetin en uç noktalarına başvurarak müşterilerden toplamaya çalışmaktadır. İşini sınırsız bir kötülükle yapan bu adamın tahmin edileceği üzere korkusu ve şüpheleri yoktur zira ne bir ailesi ne de uğruna tereddüt edeceği sevdiği birisi vardır. Annesi olduğunu iddia eden bir kadının, bir gün karşısına çıkmasıyla tüm hayatı değişen adamın başına gelecekler ise yalnızca şiddet, korku, acımasızlık ve hırs sözcükleriyle anlatılabilir.

Şiddeti bir şekilde filmlerine yedirmeyi adet edinmiş yönetmenin büyük tartışma yaratan bu son filmi, her anıyla seyirciyi etkilemeyi başarıyor. Katlanma eşiği düşük olan izleyiciye iyi gelmeyen Pieta’da sinemanın asıl amacının ne olabileceği üzerinde kişi kendisini bir muhakeme içerisinde bulabiliyor fakat en sonunda klişelerden ve tüm normlardan sıyrılarak, kendine özgün bir anlatım ile bu işi icra eden birine saygı duymaktan başka bir çareniz olmadığını anlıyorsunuz. Üstelik iş sadece saygı boyutunda kalmıyor, tüm bunlardan ötürü söz konusu yönetmenin zekasına hayranlığınız artmaya devam ediyor ve onun marjinal sinemasını ne kadar sevdiğinizi bir kez daha fark ediyorsunuz.

Michelangelo’nun da bir örneğini verdiği İsa’nın ölü bedenini kucaklayan Meryem figüründen ismini alan Pieta, inanç ve merhamet kavramlarını da sorgularken bu şekilde dinsel atıflarda da bulunuyor. Kurtarılmayı bekleyenlerin öyküsünü, kurtarılmaya bekleyenlere anlatıyor. Duygusal şiddete maruz kalamayanlar ise bu başarılı tasvirden ne yazık ki mahrum kalıyor.

Puan: 7/10

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Andrei Zvyagintsev Özel Dosyası

Andrey Tarkovskiy’nin veliahdı olarak görülen, milenyumla birlikte Rus sinemasının dünyada bir kez daha şahlanışına öncülük etmiş bir isim Andrei Zvyagintsev. Oyunculuk okulundan mezun olduktan sonra 90’lı yılların başında Moskova’ya gelen fakat aradığını bulamayan Zvyangintsev, milenyuma kadar çeşitli televizyon yapımlarına imza atsa da adından söz ettirememiş. Daha sonra bir arkadaşının teklifi ile bağımsız bir film şirketinde yönetmen olarak işe başlayan usta isim, böylelikle kendisinin uluslar arası arenada bir ilah olarak görülmesine sebep olacak ilk filmi Vozvrashchenie’yi (The Return) çekme imkanı bulmuş. Düşük bütçesine rağmen devasa bir başarı öyküsüne dönüşen film, 2003 yılında Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan dahil toplamda beş ödül kazanarak yıllardır hatıralardan silinmiş olan Rus sinemasını tekrar hak ettiği konuma yükseltmiş. Ülkesine döndüğü zaman bir kahraman gibi karşılanan ve Vozvrashchenie’yi çekerken söylediği “yüz kişi izlese yeter” cümlesinin aksine mi...

Oscar Gecesi Programı

85. Akademi Ödülleri'nde kazananların açıklanacağı ödüllerin veriliş sıralaması sızdı. Spoiler olarak görenler varsa hiç bakmasın derim. Buyrunuz: En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu En İyi Kısa Metraj Animasyon En İyi Animasyon En İyi Görüntü Yönetimi En İyi Görsel Efekt En İyi Kostüm Tasarımı En İyi Makyaj & Saç En İyi Kısa Metraj Film En İyi Kısa Metraj Belgesel En İyi Belgesel Yabancı Dilde En İyi Film En İyi Ses Miksajı En İyi Ses Kurgusu En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu En İyi Kurgu En İyi Yapım Tasarımı En İyi Özgün Müzik En İyi Özgün Şarkı En İyi Uyarlama Senaryo En İyi Özgün Senaryo En İyi Yönetmen En İyi Kadın Oyuncu En İyi Erkek Oyuncu En İyi Film

2012'nin İlk Yarısının En İyileri

Weekend, Csak a Szel (Just the Wind) ve The Dark Knight Rises 3'er kategoride sezon ortasının en iyileri olurken en iyi film kategorisinde kazanan Rusya'dan Sibir, Monamur oldu. La fee (The Fairy) ve Un monstre a Paris (A Monster in Paris) ise ikişer kategoride zirveye oturdu. Kazananların tam listesi aşağıda. Adayların listesi ise burada . Filmler hakkında değerlendirmelerimi okumak için üstlerine tıklamanız yeterli.