Dünyaya kattığı sinema çehreleri için şükran duyduğumuz
İran’ın bugüne kadar tarihe mal ettiği en ünlü yönetmenlerden Abbas Kiarostami,
bir evlilik oyununu anlattığı filmi Copie Conforme’de İtalya’ya uğramıştı.
Cannes Film Festivali’nde ilk kez gösterilen son filmi Like Someone in Love’da
ise ünlü yönetmen rotasını Japonya’ya çeviriyor. Japon oyuncular ve Japoncayı
kullanarak çektiği bu filminde yine insan ilişkilerine değiniyor; evlilik
oyununa kendini kaptıran iki yetişkinden sonra yaşlılarla gençleri bir araya
getiren bir üçgeni ele alıyor.
Karakterlerin bir gününün anlatıldığı film, eskort bir kız
olan Akiko’nun (Rin Takanashi) emekli bir profesör olan Takashi (Tadashi Okuno)
ile tanışmasıyla başlıyor. Akiko’nun bir ritüel haline gelen yaşam biçimine ilk
kez farklı bir yönden yaklaşan yaşlı adamla beklenenden farklı bir ilişki kuran
genç kızın sert sevgilisi de işin içine girince üçgen tamamlanıyor ve inişleri
çıkışları olan, uzun sekanslardan oluşan bir film ortaya çıkıyor. Yönetmen
koltuğundaki başarısından daha ön planda tutulması gerektiğine inandığım
senarist kimliğini bir kez daha konuşturarak uzun diyaloglar yazan Kiarostami’nin
asıl kaygısı böylesi karakterlerin yaşadıklarından rant elde etmekten ziyade
birbirinden alakasız bu insanların bir araya geldiğinde yaşayabilecekleri
olağandışı durumların gerçeğe uygun vaziyette sinema perdesine yansıtılmasından
başka bir şey değil. Duygulanımları gün içinde oldukça dalgalı bir halde
seyreden karakterlerin arzuları ve ihtiyaçları da film boyunca değişiyor ve bu,
senaryo ile kurgunun verdiği güçle seyirciye bir sinema deneyiminden ziyade
karşısında yaşanan gerçek bir olay hissini yediriyor. Fakat ne yazık ki bu
durum, seyircinin izlediği şeyden zaman zaman kopmasına engel olamıyor. Önceki
filmlerinde de gerçekçiliği kolayca yakalamış olan yönetmenin bu son eseri her
ne kadar eskilerle kıyaslanamasa da en azından çizgisinden vazgeçmediğini ve
farklı tatlar uğruna sinema, senaryo anlayışından ödün vermediğini kanıtlıyor.
Söz konusu film için neden Tokyo’nun seçildiği bilinmese de Kiarostami’ye bu
kadar doğunun yaradığını söylemek hata olur.
Puan: 6/10
Puan: 6/10

Yorumlar