Ana içeriğe atla

John Waters & Divine Dosyası


"John Waters (nam-ı diğer kusmuk prensi), 50’li yıllarda Baltimore’da çocukluğunu geçirirken akranlarından farklı olduğu aşikar bir çocuktur. Şiddete bağımlı biri olduğu söylenen Waters, yıllar sonra bunu Hollywood’un en aykırı yönetmenlerinden biri olduğu zaman zaten kanıtlayacaktı. 60’lı yılların ortasında sessiz filmler yapar ve bu filmleri Baltimore’daki kiliselerde gösterir. Filmlerinin konusu sürprizlere açıldıkça seyirci kitlesi de genişler ve 70’lerin başlarında gece sinemalarında gösterilen eserler vermeye başlar. Fakat asıl şöhreti “an exercise in bad taste” diye tanımladığı, 1972 tarihli Pink Flamingos ile elde eder. Travesti Divine’la olan bu işbirliği, yakın arkadaşlıklarını daha da ilerletmeye ve birlikte daha pek çok film yapmalarına sebep olacaktır. Düşük bütçeleri filmler yaparak ilgiyi üstüne çekmeye devam eden Waters’ın kariyeri, 1988’de yaptığı müzikal Hairspray ile Hollywood’a açılmasıyla değişecektir..."

Yazının tamamını okumak için tıklayın.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Andrei Zvyagintsev Özel Dosyası

Andrey Tarkovskiy’nin veliahdı olarak görülen, milenyumla birlikte Rus sinemasının dünyada bir kez daha şahlanışına öncülük etmiş bir isim Andrei Zvyagintsev. Oyunculuk okulundan mezun olduktan sonra 90’lı yılların başında Moskova’ya gelen fakat aradığını bulamayan Zvyangintsev, milenyuma kadar çeşitli televizyon yapımlarına imza atsa da adından söz ettirememiş. Daha sonra bir arkadaşının teklifi ile bağımsız bir film şirketinde yönetmen olarak işe başlayan usta isim, böylelikle kendisinin uluslar arası arenada bir ilah olarak görülmesine sebep olacak ilk filmi Vozvrashchenie’yi (The Return) çekme imkanı bulmuş. Düşük bütçesine rağmen devasa bir başarı öyküsüne dönüşen film, 2003 yılında Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan dahil toplamda beş ödül kazanarak yıllardır hatıralardan silinmiş olan Rus sinemasını tekrar hak ettiği konuma yükseltmiş. Ülkesine döndüğü zaman bir kahraman gibi karşılanan ve Vozvrashchenie’yi çekerken söylediği “yüz kişi izlese yeter” cümlesinin aksine mi...

Oscar Gecesi Programı

85. Akademi Ödülleri'nde kazananların açıklanacağı ödüllerin veriliş sıralaması sızdı. Spoiler olarak görenler varsa hiç bakmasın derim. Buyrunuz: En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu En İyi Kısa Metraj Animasyon En İyi Animasyon En İyi Görüntü Yönetimi En İyi Görsel Efekt En İyi Kostüm Tasarımı En İyi Makyaj & Saç En İyi Kısa Metraj Film En İyi Kısa Metraj Belgesel En İyi Belgesel Yabancı Dilde En İyi Film En İyi Ses Miksajı En İyi Ses Kurgusu En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu En İyi Kurgu En İyi Yapım Tasarımı En İyi Özgün Müzik En İyi Özgün Şarkı En İyi Uyarlama Senaryo En İyi Özgün Senaryo En İyi Yönetmen En İyi Kadın Oyuncu En İyi Erkek Oyuncu En İyi Film

2012'nin İlk Yarısının En İyileri

Weekend, Csak a Szel (Just the Wind) ve The Dark Knight Rises 3'er kategoride sezon ortasının en iyileri olurken en iyi film kategorisinde kazanan Rusya'dan Sibir, Monamur oldu. La fee (The Fairy) ve Un monstre a Paris (A Monster in Paris) ise ikişer kategoride zirveye oturdu. Kazananların tam listesi aşağıda. Adayların listesi ise burada . Filmler hakkında değerlendirmelerimi okumak için üstlerine tıklamanız yeterli.