Ana içeriğe atla

IMDb Kullanıcıları En İyileri Seçti

İnternet aleminin aylık 100 milyon tıklama ile en çok ziyaret edilen sinema temalı web sitesi IMDb kullanıcıların, 2011 yılında çıkmış filmlere verdikleri oy ortalaması ile oluşturulan en iyi filmler listesi yayınlandı. Listenin birinci sırasında benim de bizzat bayıldığım bir film var. Bazıları anlamsız, bazıları popüler, bazılarıysa yerinde olan seçimlerle işte o 10 film ve kullanıcılardan aldıkları ortalama puan ile Top 250 listesindeki konumları:

10. X-Men: First Class - 7.9/10 (Top 250'ye giremedi)
9. Moneyball - 7.9/10 (Top 250'ye giremedi)
8. The Help - 8/10 (Top 250'ye giremedi)
7. The Muppets - 8.1/10 (Top 250'ye giremedi)
6. 50/50 - 8.1/10 (Top 250'ye giremedi)
5. Harry Potter and the Deathly Hallows, Part II - 8.2/10 (Top 250 #191)
4. Drive - 8.1/10 (Top 250 #186)
3. Warrior - 8.3/10 (Top 250 #163)
2. Hugo - 8.4/10 (Top 250 #202)
1. A Separation - 8.6/10 (Top 250 #115)

IMDb'nin puan hesaplama ve Top 250 listesine yerleştirme kriterleri belirli formüllere dayanıyor. Kullanıcıların verdiği puanların aritmetik ortalaması ile hesaplama olayı yok kısaca. Bu sebepten ötürü de sene içinde çıkan The Artist (8.4/10) ve The Descendants (8/10) gibi filmler hem Top 250 listesine giremiyor, hem de yeterli sayıda kullanıcı tarafından oylanmadığı için yukarıdaki listeye dahil olamıyor. Listede puan sıralaması ile Top 250 listesindeki konum arasında orantısızlıkların oluşma sebebi de bu karışık formül sisteminden oluşuyor.

Deathly Hallows Part II için yazdığım değerlendirme yazısını buradan, Hugo için yazdığım eleştiriyi buradan ve A Separation için yazdığım eleştiriyi de buradan okuyabilirsiniz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

The Master (2012)

Bugüne kadar oturup ciddi bir şekilde düşünmemiş olsam da en sevdiğim yönetmeni sorsalar biraz bekledikten sonra vereceğim yanıt Paul Thomas Anderson olurdu sanırım -en azından sıralayacağım birkaç isimden biri olacağına şüphem yok. Kendisiyle olan tanışıklığım bundan uzun seneler önce Boogie Nights ile olmuştu ve ergenliği keşfetmekle meşgul olduğum vakitlerde sinemanın bir başka yüzünü göstermişti bana. Magnolia, Punch-Drunk Love derken birkaç sene önce There Will Be Blood ile artık üstatlığı sorgulanamaz hale gelen Anderson, son filmi The Master'da da Blood'da yaptığı gibi toplumların da üstünde var olan olguların eleştirisini yapmaya devam ediyor. Bu sefer kapitalizm felsefesinden ayrılıp inanç olgusuna bakış atıyor fakat kendisinin de söylediği gibi bunu oldukça üstü kapalı, seyircinin algısına bırakılmış ve kabul edilebilir derecede sembolik ve imgesel metotları kullanarak yapıyor. Her ne kadar hakkında pek fazla bilgim olmasa da (Tom Cruise da olmasa ne yapardı bu...

BAFTA Kazananları

İngilizlerin Oscar’ı olarak kabul edilen BAFTA Ödülleri sahiplerini buldu. Aday listesindeki bir takım yanlışlıklardan öngörüde bulunmamızı istiyor olmalılardı ki ödül töreninde açıklanan kazananlardan bazılarına anlam veremedik. Oscar’ın da favorisi The Artist’in 7 ödülle süpürdüğü gecede en iyi İngiliz filmi ödülünü Tinker Tailor Soldier Spy kazandı. Senaryosunun nesinin özgün olduğunu bir türlü anlamadığımız (hadi öykünün olmayan özgünlüğünü geçtim, diyalog bile yok filmde) ve Hugo, Tinker Tailor Soldier Spy, War Horse gibi adayların bulunduğu (üstelik The Tree of Life’ın aday bile gösterilmediği) en iyi görüntü yönetimi ödülünü de kucaklayan The Artist’in bu iki kategorideki haksız zaferini yersiz buluyorum. Yine kostüm tasarımında Hugo, Jane Eyre gibi adaylar dururken ödülün The Artist’e gitmesi tek kelimeyle fiyasko olarak nitelendirilebilir. Toplamda 21 kategoride yaptığım tahminlerden ( buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz) 14’ünü doğru tutturmayı başardım. Yanlış ola...

2013'te Sinefilleri Neler Bekliyor?

George Clooney, Alfonso Cuaron imzalı Gravity ile karşımıza çıkacak Dolu dolu bir 2012 yılı sinema sezonunu sönük bir Hollywood seremonisiyle tamamladıktan sonra pek çok auteur ve başarılı yönetmenin karşımıza çıkacağı 2013 sezonuna merhaba dedik. 2011 sezonu iyiydi, 2012 sezonu daha iyiydi ve bana öyle geliyor ki 2013'te çıta biraz daha yükselecek. Hollywood ve dünya sinemasının ünlü isimlerinin merakla beklenen filmleri vizyona girecek; haliyle de sinemaseverler için uzun zamandır hayalini kurdukları bir dönem oldukça hızlı bir şekilde başlıyor. İşe Uzak Doğu sinemasından başlayacak olursak öncelikle Japon anime sanatının yaşayan en büyük temsilcisi Hayao Miyazaki ustanın iki projesinden bahsetmek gerekir. Ruhların Kaçışı gibi bir kült yapıma imza atarak Oscar ödülü dahi kazanan Miyazaki bu sene 2. Dünya Savaşı sırasında Japon savaş uçaklarını tasarlayan Jiro Horikoshi'nin hayatını anlatacağı The Wind Rises ve ayrıntıları açıklanmasa da 1992 yapımı olan kırmızı İtal...