Ana içeriğe atla

MTV European Music Awards '11

Bu yıl İrlanda'nın Belfast kentinde düzenlenecek olan MTV Avrupa Müzik Ödülleri'nin adayları açıklandı. Lady Gaga'nın 6 adaylıkla başı çektiği listede Katy Perry ve Bruno Mars 3'er; Adele, Justin Bieber ve Thirty Seconds to Mars ise 2'şer adaylık elde etti. MTV Türkiye, sorunlarını halletmiş olacak ki aday listesini bu sene komiteye göndermiş. MTV EMA töreni, 6 Kasım 2011'de yayınlanacak. Favori sanatçılarınıza sınırsız sayıda oy kullanmak için ise buraya tıklamanız yeterli. 

Adaylara gelecek olursak...



En İyi Şarkı

Adele - Rolling in the Deep
Bruno Mars - Grenade
Jennifer Lopez ft Pitbull - On the Floor
Katy Perry - Firework
Lady Gaga - Born This Way

En İyi Canlı Performans

Coldplay
Foo Fighters
Katy Perry
Lady Gaga
Red Hot Chili Peppers

En İyi Pop

Britney Spears
Justin Bieber
Katy Perry
Lady Gaga
Rihanna

En İyi Yeni Sanatçı

Bruno Mars
Far East Movement
Jessie J
LMFAO
Wiz Khalifa

En İyi Kadın Sanatçı

Adele
Beyoncé
Jennifer Lopez
Katy Perry
Lady Gaga

En İyi Erkek Sanatçı

Bruno Mars
David Guetta
Eminem
Justin Bieber
Kanye West

En İyi Hiphop

Eminem
Lil Wayne
Jay Z & Kanye West
Pitbull
Snoop Dogg

En İyi Rock

Coldplay
Foo Fighters
Linkin Park
Kings of Leon
Red Hot Chili Peppers

En İyi Video Klip

Adele – “Rolling In The Deep”
Beastie Boys – “Make Some Noise”
Beyoncé – “Run The World (Girls)”
Justice – “Civilization”
Lady Gaga – “Born This Way”

En İyi Alternatif

Arcade Fire
Arctic Monkeys
My Chemical Romance
The Strokes
Thirty Seconds To Mars

En İyi Dünya Sahnesi

Arcade Fire
The Black Eyed Peas
Diddy Dirty Money
Enrique Iglesias
Kings of Leon
Linkin Park
My Chemical Romance
Ozzy Osborne
Snoop Dogg
Thirty Seconds To Mars

En İyi Push Act

Alexis Jordan
Big Time Rush
Bruno Mars
Far East Movement
Jessie J
Katy B
LMFAO
Neon Trees
Theophilus London
Wiz Khalifa

En Büyük Hayran Kitlesi

Justin Bieber
Lady Gaga
Paramore
Selena Gomez
Thirty Seconds To Mars

En İyi Türk Sanatçı

Atiye
Cartel
Duman
Hadise
Mor ve Ötesi

En İyi Britanyalı Sanatçı

Adele
Coldplay
Florence + The Machine
Jessie J
Kasabian

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

BAFTA Kazananları

İngilizlerin Oscar’ı olarak kabul edilen BAFTA Ödülleri sahiplerini buldu. Aday listesindeki bir takım yanlışlıklardan öngörüde bulunmamızı istiyor olmalılardı ki ödül töreninde açıklanan kazananlardan bazılarına anlam veremedik. Oscar’ın da favorisi The Artist’in 7 ödülle süpürdüğü gecede en iyi İngiliz filmi ödülünü Tinker Tailor Soldier Spy kazandı. Senaryosunun nesinin özgün olduğunu bir türlü anlamadığımız (hadi öykünün olmayan özgünlüğünü geçtim, diyalog bile yok filmde) ve Hugo, Tinker Tailor Soldier Spy, War Horse gibi adayların bulunduğu (üstelik The Tree of Life’ın aday bile gösterilmediği) en iyi görüntü yönetimi ödülünü de kucaklayan The Artist’in bu iki kategorideki haksız zaferini yersiz buluyorum. Yine kostüm tasarımında Hugo, Jane Eyre gibi adaylar dururken ödülün The Artist’e gitmesi tek kelimeyle fiyasko olarak nitelendirilebilir. Toplamda 21 kategoride yaptığım tahminlerden ( buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz) 14’ünü doğru tutturmayı başardım. Yanlış ola...

The Master (2012)

Bugüne kadar oturup ciddi bir şekilde düşünmemiş olsam da en sevdiğim yönetmeni sorsalar biraz bekledikten sonra vereceğim yanıt Paul Thomas Anderson olurdu sanırım -en azından sıralayacağım birkaç isimden biri olacağına şüphem yok. Kendisiyle olan tanışıklığım bundan uzun seneler önce Boogie Nights ile olmuştu ve ergenliği keşfetmekle meşgul olduğum vakitlerde sinemanın bir başka yüzünü göstermişti bana. Magnolia, Punch-Drunk Love derken birkaç sene önce There Will Be Blood ile artık üstatlığı sorgulanamaz hale gelen Anderson, son filmi The Master'da da Blood'da yaptığı gibi toplumların da üstünde var olan olguların eleştirisini yapmaya devam ediyor. Bu sefer kapitalizm felsefesinden ayrılıp inanç olgusuna bakış atıyor fakat kendisinin de söylediği gibi bunu oldukça üstü kapalı, seyircinin algısına bırakılmış ve kabul edilebilir derecede sembolik ve imgesel metotları kullanarak yapıyor. Her ne kadar hakkında pek fazla bilgim olmasa da (Tom Cruise da olmasa ne yapardı bu...

The Odd Life of Timothy Green (2012)

Leonardo DiCaprio’nun en başarılı performanslarından birine imza attığı, 20 yıl öncesinin filmi What’s Eating Gilbert Grape ve Juliette Binoche ile Steve Carell’i bir araya getiren Dan in Real Life gibi filmlerinden senaristi ve yönetmeni Peter Hedges, beş yıl sonra sektöre The Odd Life of Timothy Green ile döndü. Küçük fantastik ögelerle dolu, komedinin de tuzunu barındıran fakat genel anlamda dramatik bir aile filmi olan Timothy Green’in Tuhaf Yaşamı’nda başrollerde Jennifer Garner ve Joel Edgerton’ı izliyoruz. Yönetmenin Dan in Real Life’ında da boy göstermiş ufaklık CJ Adams da hikayenin baş kahramanı olan topraktan doğma Timothy Green’e hayat veriyor. Tek istekleri bir çocuk sahibi olmak olan Jim ve Cindy, doktorların onca çabasına rağmen mutlu olamayacakları sonucunu öğrendiğinde bir hayli yıkılmıştır. O güne kadar oynadıkları küçük bir oyun olan “bizim çocuğumuz olsa nasıl olurdu?” temalı oyunlarını son bir kez daha oynamak isterler ve çocuklarında olmasını istedikleri ...