Ana içeriğe atla

ESC: 1. Yarıfinal'e Doğru

Eurovision haftası diye kabul edilen, provaların başlayıp bitmesi ve resmi açılışın ardından yarıfinaller ve finali kapsayan 2 haftalık sürecin ilk yarısını bitirdik. (Evet, 15 günlük sürece neden "hafta" dendiğini ben de bilmiyorum.) Tüm katılımcılar 2 kez provalarını yaptı, kostümlü provalar ise basına kapalı olarak yarıfinaller ve finalden birer gün önce yapılacak/yapılmakta. 


Bahislere baktığımızda bahisçilerin Fransa'nın kazanacağından adları gibi emin olduklarını görüyoruz, öyle ki Fransa'nın bahis oranları neredeyse 1 iken en yakın rakibi Birleşik Krallık'ın 8 (sekiz, evet.) Aradaki farkın ne derece büyük olduğundan bahsetmeye gerek yok. 

Bir de Euroclub olarak OGAE (Organisation générale des Amateurs de l'Eurovision) adı altında 32 ülkeden Eurovision hayranlarının verdiği puanlarla ortaya çıkan bir liste var. Bu listenin bu seneki galibi Macaristan oldu. Macaristan'ı Fransa ve Birleşik Krallık izledi. Gerçi kendilerini kaale almaya gerek yok çünkü her zaman yarışma içindeki en "Europop" şarkıyı favori gösterirler ve o şarkıya "sadece" kendileri oy verirler. (Geçtiğimiz sene Danimarka'ya yaptıkları gibi.)

Bu genel bilgilerin sonrasında 10 Mayıs akşamı Türkiye saatiyle 22.00'de başlayacak olan 1. Yarıfinal yorumlarıma ve tahminlerime geçebilirim. Bahislere baktığımızda "finale çıkması beklenen" ülkeler sırasıyla Azerbaycan, Rusya, Türkiye, Finlandiya, Yunanistan, Ermenistan, Norveç, Macaristan, Sırbistan ve Gürcistan. Aynı bahisler "kazanan" için tekrar düzenlendiğinde listeden Gürcistan çıkıyor, yerine Polonya giriyor. Her iki listede de Azerbaycan'ın yarıfinalden birinci olarak çıkması öngörülüyor.

Bildiğiniz üzere finale çıkacak 10 ülkenin ilk 9'unu izleyici ve jüri oyları, sonuncusunu ise sadece jüri oyları belirliyor. Yarıfinalde yarışacak ülkelere baktığımızda Balkan, İskandinav ve Doğu Bloku çoğunluğunu rahatlıkla görüyoruz. Polonya ile başlayıp Yunanistan ile bitecek yarışın sonunda finale kalmasını beklediğim ülkeler "alfabetik" sırayla: Azerbaycan, Ermenistan, Finlandiya, Macaristan, Norveç, Polonya, Rusya, Sırbitan, Türkiye ve Yunanistan.

Yunanistan ve Ermenistan'ın diaspora oylarıyla, hak etmeyerek finale çıkacağı bir gerçek. Favori olup da finale çıkamama tehlikesini yaşayan ülke ise Polonya. Sırbistan ile birlikte Polonya finale çıkamayabilir, bu durumda yerlerini San Marino ve Arnavutluk alabilir. San Marino dememin sebebi profesyonel jüriden başka bir şey değil, yoksa Avrupa halkının Senit için oy kullanacağını sanmıyorum. San Marino'nun saf dışı kalması durumunda ise muhtemel finalist Gürcistan olacaktır diye düşünüyorum. Hırvatistan eğer Sırbistan ve Arnavutluk'un gölgesinde kalmazsa Balkan oylarıyla finali görür. Tabii Birleşik Krallık ve İspanya'nın da bu yarıfinalde oy kullanacağını, böylece Yunanistan ve Ermenistan'a Ada'dan fazladan oy geleceğini görmezden gelmek olmaz. Portekiz ise İspanya'dan alacağı oyla yetinecektir diye düşünmekteyim.

1. yarıfinalin şahsi favorilerimi ise prova görüntüleri ile açıklayayım:

Azerbaycan


Norveç



Evet, başka favorim yok çünkü 1. yarıfinalde güzel denebilecek çok şarkı yok. Vasat sıfatına erişen şarkılar ise Türkiye, Rusya ve Polonya'nın. Şovları gördükten sonra fikirlerim değişecektir elbet. Bakalım geçtiğimiz seneki 7/10 şeklindeki kötü tahminim bu sene ne şekilde olacak?

Not: Umarım Azerbaycan, geçen seneki gibi canlı performansta güzelim şarkıyı batırmaz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Andrei Zvyagintsev Özel Dosyası

Andrey Tarkovskiy’nin veliahdı olarak görülen, milenyumla birlikte Rus sinemasının dünyada bir kez daha şahlanışına öncülük etmiş bir isim Andrei Zvyagintsev. Oyunculuk okulundan mezun olduktan sonra 90’lı yılların başında Moskova’ya gelen fakat aradığını bulamayan Zvyangintsev, milenyuma kadar çeşitli televizyon yapımlarına imza atsa da adından söz ettirememiş. Daha sonra bir arkadaşının teklifi ile bağımsız bir film şirketinde yönetmen olarak işe başlayan usta isim, böylelikle kendisinin uluslar arası arenada bir ilah olarak görülmesine sebep olacak ilk filmi Vozvrashchenie’yi (The Return) çekme imkanı bulmuş. Düşük bütçesine rağmen devasa bir başarı öyküsüne dönüşen film, 2003 yılında Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan dahil toplamda beş ödül kazanarak yıllardır hatıralardan silinmiş olan Rus sinemasını tekrar hak ettiği konuma yükseltmiş. Ülkesine döndüğü zaman bir kahraman gibi karşılanan ve Vozvrashchenie’yi çekerken söylediği “yüz kişi izlese yeter” cümlesinin aksine mi...

Oscar Gecesi Programı

85. Akademi Ödülleri'nde kazananların açıklanacağı ödüllerin veriliş sıralaması sızdı. Spoiler olarak görenler varsa hiç bakmasın derim. Buyrunuz: En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu En İyi Kısa Metraj Animasyon En İyi Animasyon En İyi Görüntü Yönetimi En İyi Görsel Efekt En İyi Kostüm Tasarımı En İyi Makyaj & Saç En İyi Kısa Metraj Film En İyi Kısa Metraj Belgesel En İyi Belgesel Yabancı Dilde En İyi Film En İyi Ses Miksajı En İyi Ses Kurgusu En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu En İyi Kurgu En İyi Yapım Tasarımı En İyi Özgün Müzik En İyi Özgün Şarkı En İyi Uyarlama Senaryo En İyi Özgün Senaryo En İyi Yönetmen En İyi Kadın Oyuncu En İyi Erkek Oyuncu En İyi Film

2012'nin İlk Yarısının En İyileri

Weekend, Csak a Szel (Just the Wind) ve The Dark Knight Rises 3'er kategoride sezon ortasının en iyileri olurken en iyi film kategorisinde kazanan Rusya'dan Sibir, Monamur oldu. La fee (The Fairy) ve Un monstre a Paris (A Monster in Paris) ise ikişer kategoride zirveye oturdu. Kazananların tam listesi aşağıda. Adayların listesi ise burada . Filmler hakkında değerlendirmelerimi okumak için üstlerine tıklamanız yeterli.