Ana içeriğe atla

Merhaba The Hobbit

10 yıl önce çıktı Yüzüklerin Efendisi: Yüzük Kardeşliği. Sinemada bir devrim olarak kabul edilecek üçleme, o zamana kadar görülmemiş/hala da görülmeyen ilklere imza atmıştı. Şimdi Peter Jackson yine iş başında, bu sefer hikayenin birkaç onyıl gerisini anlatmak için. 

Filmi görmek için daha çok bekleyeceğiz ama bu 10 dakikalık ilk set görüntülerinden "yine" muhteşem bir yapım çıkacağına kanaat getirmek zor olmaz. Setler aynı mükemmellikte. O sette, o insanlara çay yapmak için nelerimi vermezdim diyorum kendime. İşte Peter Jackson'lı, izlemesi bir hayli eğlenceli, The Hobbit filminin ilk çekim gününden ve öncesinden görüntüler:


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

The Master (2012)

Bugüne kadar oturup ciddi bir şekilde düşünmemiş olsam da en sevdiğim yönetmeni sorsalar biraz bekledikten sonra vereceğim yanıt Paul Thomas Anderson olurdu sanırım -en azından sıralayacağım birkaç isimden biri olacağına şüphem yok. Kendisiyle olan tanışıklığım bundan uzun seneler önce Boogie Nights ile olmuştu ve ergenliği keşfetmekle meşgul olduğum vakitlerde sinemanın bir başka yüzünü göstermişti bana. Magnolia, Punch-Drunk Love derken birkaç sene önce There Will Be Blood ile artık üstatlığı sorgulanamaz hale gelen Anderson, son filmi The Master'da da Blood'da yaptığı gibi toplumların da üstünde var olan olguların eleştirisini yapmaya devam ediyor. Bu sefer kapitalizm felsefesinden ayrılıp inanç olgusuna bakış atıyor fakat kendisinin de söylediği gibi bunu oldukça üstü kapalı, seyircinin algısına bırakılmış ve kabul edilebilir derecede sembolik ve imgesel metotları kullanarak yapıyor. Her ne kadar hakkında pek fazla bilgim olmasa da (Tom Cruise da olmasa ne yapardı bu...

BAFTA Kazananları

İngilizlerin Oscar’ı olarak kabul edilen BAFTA Ödülleri sahiplerini buldu. Aday listesindeki bir takım yanlışlıklardan öngörüde bulunmamızı istiyor olmalılardı ki ödül töreninde açıklanan kazananlardan bazılarına anlam veremedik. Oscar’ın da favorisi The Artist’in 7 ödülle süpürdüğü gecede en iyi İngiliz filmi ödülünü Tinker Tailor Soldier Spy kazandı. Senaryosunun nesinin özgün olduğunu bir türlü anlamadığımız (hadi öykünün olmayan özgünlüğünü geçtim, diyalog bile yok filmde) ve Hugo, Tinker Tailor Soldier Spy, War Horse gibi adayların bulunduğu (üstelik The Tree of Life’ın aday bile gösterilmediği) en iyi görüntü yönetimi ödülünü de kucaklayan The Artist’in bu iki kategorideki haksız zaferini yersiz buluyorum. Yine kostüm tasarımında Hugo, Jane Eyre gibi adaylar dururken ödülün The Artist’e gitmesi tek kelimeyle fiyasko olarak nitelendirilebilir. Toplamda 21 kategoride yaptığım tahminlerden ( buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz) 14’ünü doğru tutturmayı başardım. Yanlış ola...

Eurovision Finali'ne Doğru

Biri oldukça kalitesiz, diğeri ise bir o kadar -hatta kat kat- kaliteli iki yarıfinal sonrasında Eurovision sezonunun en önemli anlarına sahiplik yapan final gecesi geldi çattı. 5'i referans ülkeleri olmak üzere toplamda 25 ülkenin sahneye çıkacağı final gecesi, geçtiğimiz senelere kıyasla bir hayli heyecanlı geçecek.