Ana içeriğe atla

Oscar'a Doğru #5: The Fighter

Yönetmen: David O. Russell
Senaryo: Scott Silver, Paul Tamasy, Eric Johnson, Keith Dorrington
Oyuncular: Mark Wahlberg, Melissa Leo, Christian Bale, Amy Adams

Adını pek duymadığımız, en son 2004'te yönetmen koltuğuna oturmuş David O. Russell'ın bu sene peşine taktığı yıldızlarla bize bir aile draması sunduğu film bir The Fighter. Adı ve afişi aklıma ilk olarak klasik bir boksör filmi getirmiş, film beğeni toplayınca düşündüğüm gibi bir boksör filmi olduğuna tam olarak karar kılmıştım. Lakin filmin yarısı gelmeden bu düşünce aklımdan tamamen çıktı çünkü film, "aile" kavramını ön planda tutan bir dramaydı öncelikle. Filmin yapımcılığını da üstlenen Mark Wahlberg, geçmişte kısmi başarılara imza atmış bir boksörü, Micky'yi canlandırmakta. Christian Bale ise tek övünç kaynağı, bir zamanlar dünya şampiyonu bir boksörü alt etmesi olan Micky'nin abisi, aynı zamanda koçu Dicky rolünde karşımıza çıkıyor. İkilinin annesi Alice'i Melissa Leo canlandırırken Amy Adams'ı ise Micky'nin kız arkadaşı Charlene rolünde görüyoruz.

Her şey HBO'nun, Dicky'nin belgeselini çekmek istemesi ile başlıyor. Uyuşturucu bağımlısı bir çılgın olan Dicky tabii ki bu teklifi geri çevirmiyor ve filmin yarıya yakınını bir HBO kameramanının gözünden izliyoruz. Her aile dramında olduğu gibi bir şekilde kopmalar başlıyor; abiyle kardeşin arası açılıyor, anneyle oğlun arası açılıyor, sevgililerin arası açılıyor. Filmin konusundan çok bahsetmeye gerek yok ama izleyeni sıkmadan ilerleyen bir senaryoya sahip olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. 

Yönetmen David O. Russell'ın Coen Kardeşler'i alt edip DGA adaylığı elde etmesi, Christian Bale'in kariyerindeki en iyi performanslardan birine -çoğu kişiye göre en iyisine- imza atması, filmdeki kadın oyuncuların başarıları; daha doğrusu filmdeki "oyuncuların" başarıları The Fighter'ı senenin en iyi filmleri arasına sokan etkenlerden bir kaçı. Filmdeki her oyuncu rolünün hakkını vererek oynuyor. Christian Bale ve Melissa Leo'nun aldığı övgüler ise, ödüle dönüşmeye çoktan başladı. İki oyuncu da şu ana kadar aday olduğu neredeyse tüm ödülleri evlerine götürmüş bulunmakta -ki bu ciddi bir Oscar desteği anlamına da geliyor. 

Oscar Adaylıkları (7): En iyi film, en iyi yönetmen, en iyi özgün senaryo, en iyi yardımcı erkek oyuncu (Christian Bale), en iyi yardımcı kadın oyuncu (Melissa Leo), en iyi yardımcı kadın oyuncu (Amy Adams), en iyi kurgu

Oscar yorumları ve tahminleri: Aldığı 7 adaylıktan 3'ünün oyunculuk kategorilerinden olması, bu konuda The Fighter'ın ne denli başarılı olduğunun Akademi tarafından da kabul gördüğü anlamına geliyor. SAG'da iki ödül birden alan (Christian Bale ve Melissa Leo) The Fighter, büyük ödülün de en büyük favorisiydi. (Lakin ödül The King's Speech'in oyuncu ekibine gitti.) Oscar yarışında en yakın rakipleri Geoffrey Rush ve Hailee Steinfeld karşısında zafer elde edeceklerini düşündüğüm Christian Bale ve Melissa Leo, zaten belirttiğim üzere şimdiye kadar aday oldukları tüm ödülleri silip süpürmüş durumda. Şahsi düşünceme göre Mark Wahlberg dahil filmdeki oyuncuların gölgesinde kalan Amy Adams'ın Oscar adaylığı beklenen bir şey olsa da ödülü Leo'nun elinden alması için önce kırk fırın ekmek yemesi, sonra da geçmişe dönüp Leo'yu filmin kadrosu dışında bırakması gerekir. Lakin belirtmeden edemeyeceğim, Hailee Steinfeld ciddi bir rakip Leo için. Akademi'nin yaşlıları olduğu kadar gençleri de sevdiğini biliyoruz. Steinfeld'in kazanması Amy Adams'ın oyları bölmesi sonucu olabilir gibi -ki bu pek mümkünat dahilinde değil.

Yönetmen kategorisinde Christopher Nolan'ın adaylığını elinden alan David O. Russell'ın pek -hatta hiç- şansı yok denebilir çünkü kendisi diğer adaylar söz konusu olduğunda bu sene "biraz" gündem dışı kalmış durumda. (Coen'lerin DGA'ya aday olmadığını, Nolan'ın adaylığını haliyle Coen'lerin kaptığını düşünenler olabilir. Lakin bana göre zaten Coen aşığı Akademi, kendilerini aday göstermeye dünden razıydı.) Film kategorisinde aday adaylığından adaylığa 3. veya 4. round'dan yükseldiğini düşündüğüm The Fighter, muhtemelen Oscar oylaması sonucunda ilk 5'te yer alacak filmlerden biri olacaktır bu kategoride. Ama ödülü alması için öncelikle The King's Speech, The Social Network ve True Grit'i alt etmesi gerekiyor -ki bu imkansıza yakın.

Senaryo ve kurgu konusunda da başarılı sayılabilecek filmin bu kategorilerde şansı yok gibi gözüküyor. Senaryo konusunda önünde The King's Speech ve Inception dururken kurgu konusunda önünde Black Swan, 127 Hours, The King's Speech ve The Social Network gibi birbirinden başarılı adaylar var. (Ki zaten The King's Speech'in en iyi film ödülünü alması durumunda kurgu ödülünü de cebine koymuş varsayabiliriz. Ama bu sene kurgu-film ayrımı yaşanabileceğini ve ödülün The Social Network veya 127 Hours'a gideceğini düşünüyorum.)

Kısaca The Fighter, Oscar töreninde 2 oyuncusunun onurlandırılması ile yetineceğe benziyor. Bu da onu iyi bir film yapmaya fazlasıyla yetmekte.

Oscar'ı alır: En iyi yardımcı erkek oyuncu (Christian Bale), en iyi yardımcı kadın oyuncu (Melissa Leo)
Şansı var: -
Hiç şansı yok: En iyi film, en iyi yönetmen, en iyi özgün senaryo, en iyi kurgu, en iyi yardımcı kadın oyuncu (Amy Adams)

Şimdiye kadar ne kazandı: 1 yönetmen, 2 kast, 1 erkek oyuncu (Mark Wahlberg), 14 yardımcı kadın oyuncu (Melissa Leo 12, Amy Adams 2 tane), 26 yardımcı erkek oyuncu (Christian Bale), 1 mekan tasarımı


2010 Kişisel Oscar Listem: #7 (8.8/10)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

The Master (2012)

Bugüne kadar oturup ciddi bir şekilde düşünmemiş olsam da en sevdiğim yönetmeni sorsalar biraz bekledikten sonra vereceğim yanıt Paul Thomas Anderson olurdu sanırım -en azından sıralayacağım birkaç isimden biri olacağına şüphem yok. Kendisiyle olan tanışıklığım bundan uzun seneler önce Boogie Nights ile olmuştu ve ergenliği keşfetmekle meşgul olduğum vakitlerde sinemanın bir başka yüzünü göstermişti bana. Magnolia, Punch-Drunk Love derken birkaç sene önce There Will Be Blood ile artık üstatlığı sorgulanamaz hale gelen Anderson, son filmi The Master'da da Blood'da yaptığı gibi toplumların da üstünde var olan olguların eleştirisini yapmaya devam ediyor. Bu sefer kapitalizm felsefesinden ayrılıp inanç olgusuna bakış atıyor fakat kendisinin de söylediği gibi bunu oldukça üstü kapalı, seyircinin algısına bırakılmış ve kabul edilebilir derecede sembolik ve imgesel metotları kullanarak yapıyor. Her ne kadar hakkında pek fazla bilgim olmasa da (Tom Cruise da olmasa ne yapardı bu...

BAFTA Kazananları

İngilizlerin Oscar’ı olarak kabul edilen BAFTA Ödülleri sahiplerini buldu. Aday listesindeki bir takım yanlışlıklardan öngörüde bulunmamızı istiyor olmalılardı ki ödül töreninde açıklanan kazananlardan bazılarına anlam veremedik. Oscar’ın da favorisi The Artist’in 7 ödülle süpürdüğü gecede en iyi İngiliz filmi ödülünü Tinker Tailor Soldier Spy kazandı. Senaryosunun nesinin özgün olduğunu bir türlü anlamadığımız (hadi öykünün olmayan özgünlüğünü geçtim, diyalog bile yok filmde) ve Hugo, Tinker Tailor Soldier Spy, War Horse gibi adayların bulunduğu (üstelik The Tree of Life’ın aday bile gösterilmediği) en iyi görüntü yönetimi ödülünü de kucaklayan The Artist’in bu iki kategorideki haksız zaferini yersiz buluyorum. Yine kostüm tasarımında Hugo, Jane Eyre gibi adaylar dururken ödülün The Artist’e gitmesi tek kelimeyle fiyasko olarak nitelendirilebilir. Toplamda 21 kategoride yaptığım tahminlerden ( buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz) 14’ünü doğru tutturmayı başardım. Yanlış ola...

2013'te Sinefilleri Neler Bekliyor?

George Clooney, Alfonso Cuaron imzalı Gravity ile karşımıza çıkacak Dolu dolu bir 2012 yılı sinema sezonunu sönük bir Hollywood seremonisiyle tamamladıktan sonra pek çok auteur ve başarılı yönetmenin karşımıza çıkacağı 2013 sezonuna merhaba dedik. 2011 sezonu iyiydi, 2012 sezonu daha iyiydi ve bana öyle geliyor ki 2013'te çıta biraz daha yükselecek. Hollywood ve dünya sinemasının ünlü isimlerinin merakla beklenen filmleri vizyona girecek; haliyle de sinemaseverler için uzun zamandır hayalini kurdukları bir dönem oldukça hızlı bir şekilde başlıyor. İşe Uzak Doğu sinemasından başlayacak olursak öncelikle Japon anime sanatının yaşayan en büyük temsilcisi Hayao Miyazaki ustanın iki projesinden bahsetmek gerekir. Ruhların Kaçışı gibi bir kült yapıma imza atarak Oscar ödülü dahi kazanan Miyazaki bu sene 2. Dünya Savaşı sırasında Japon savaş uçaklarını tasarlayan Jiro Horikoshi'nin hayatını anlatacağı The Wind Rises ve ayrıntıları açıklanmasa da 1992 yapımı olan kırmızı İtal...